Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HAŞMET BABAOĞLU

Bak sen şu Navalni’ye!

Beklediğim haber geldi!..
Bütün muhalif siyasi kariyerini Müslümanları aşağılayan sözler etmek ve onları protesto eden mitingler düzenlemekle geçiren Navalni, kendisine Kuran-ı Kerim vermeyen hapishane yönetimini mahkemeye vermiş...
Eh, "Batı aklı"nın marifetleri bitmek bilmez...
Ve bu akıl, Avrupa'daki Müslümanlar için bir tür "28 Şubat" hazırlığı yaparken, Rusya'da bir "devrim"e giden yolun mutlaka Müslüman halkların gönüllerini kazanmaktan geçtiğini de bilir.

***

Hatırlarsınız...
Pazartesi günkü "Yüz yıl öncesine benzer mi?" diye sorduğum yazımda, Batı'nın hegemon güçlerinin Putin'i devirip Rusya'yı "Yeni dünya düzeni" tasarımında devre dışı bırakmak istediklerini yazmıştım.
Putin'i devirmek kolay değil, bir tür "devrim" gerek.
Gelişmelerin bir sebebi de bu...
Yani bir yandan sıcak savaş ortamını, yokluk ve yoksunluğu artıracak hamleler yaparken...
Öte yandan da "Rusya halklarının bağımsız iradeleri"ni savunmak ve bu çerçevede Müslümanların desteğini almak zamanı...

***

Keşke hidayete açılan kapının haberi olsaydı bu..
Ama öyle olsaydı bile...
Navalni'nin şahsında gerçekleşecek değişimin global politik gelişmeler için karanlık özellikler içereceğinden şüpheniz olmasın!
Rus muhalif liderin mektubunda geçen şu ifade pek çok şeye işaret ediyor zaten: "Etrafımda herkes İslam'ı ve Müslümanları konuşuyor ve yüzde 99'u ne hakkında konuştuğunu bilmiyor. Ben de Müslüman olmayan Rus siyasetçiler arasında İslam'ı en iyi bilen olmaya karar verdim."

***

Görüyorsunuz...
Navalni'nin adı geçerken bütün dünya medyasında "muhalif lider" deniyor. Oysa en yakınındakiler bile "lider" karakteri taşımadığını söylerlerdi. Bir zehirlenme vakası her şeyi değiştiriverdi.
Ve dört ay önceye dönüp bakın...
Biden'ın koltuğa oturmasıyla Navalni'nin uçak biletini alması bir olmuştu.
Navalni "Ben ülkeme dönüyorum" dediğinde, bazı Batı ülkelerinin istihbarat teşkilatları şok yaşamış, bu da yazılıp çizilmişti; çünkü çok erken bulmuşlardı bu kararı...
Şimdi durup düşününce...
İnsanın aklına Nisan 1917'de Lenin'i savaş ortamındaki Avrupa'nın içinden "Rusya'ya devrime götüren" diplomatik dokunulmazlığa sahip ("mühürlü") tren geliyor.
Diyeceğim o ki...
Dünya neler yaşadı gördü, şimdikiler de şaşırtmamalı!

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA