Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Belki bininci kez ve yine Celal Şengör yoluyla idrak ediyoruz ki, ne halt ettiğiniz, ne kadar cıvıdığınız falan önemli değil, kim olduğunuz önemli... Mesela Şengör'seniz, belli bir çevre size her türlü hakkı tanıyor ve siz de şımardıkça şımarıyorsunuz. Kimse de "Yeter artık, bu adamı görmek istemiyoruz" demiyor. Neden? Çünkü bakış açımızı hâlâ sosyal/sınıfsal ayrımlar kontrol ediyor. Popüler kültür, TV'ler ve sosyal medya fenomenleri bu ayrımcılığı pekiştiriyor. Bazı kesimler ve bazı kimlikler için her türlü saldırganlık, gevşeklik, terbiyesizlik bir tür imtiyaz ne yazık ki!.. Benim gibi bu gerçeği vurgulayanlar da "tatsız tipler"den sayılıyor.

***

Herkes iki dozunu tamamladığında dünya kurtulacak dediniz. Olmadı!.. Nüfusun yarısından fazlasının aşılanmasıyla toplumsal bağışıklık sağlanacak dediniz. Olmadı!.. Sosyal medyanın BioNTech pazarlamacısı bir uzman var; o geçen baharda "Yaz ortasına rahatlarız, sonbaharda biter" diyordu. Olmadı!.. Üçüncü doz bitirir, dediniz. Oldurmuyorlar!.. Hepsini de bilime dayandırdınız. Bir dürüst olun da itiraf edin: Bilime de yazık ettiniz!

***

Çok uzun bir aradan sonra Bağdat Caddesi'ne indim geçen hafta... Vah vah! İş çıkış saatinde otobüs duraklarındaki kalabalık inanılır gibi değildi. Sordum. 45 dakika gecikmiş otobüs hatları vardı. Caddenin malum "Her şey güzel olacak" tayfası ise durakların önünden geçerken önce şaşkın biçimde bakıyor, sonra hiçbir tuhaflık yokmuş havasına bürünüp ilerliyorlar. Duraklarda kimler mi var? Tabii ki oradaki sağlık klinikleri ve benzeri işyerlerinde çalışanlar...

***

Unamuno muydu söyleyen? "Bir konuşma sırasında çoğu kez, başkalarının konuşmamızı istediğinden daha fazla konuşuruz."

***

Büyükbaş hayvancılığın "küresel iklim mücadelesi" badiresinden kurtulması imkânsızlaştı. Sektöre öyle bir saldırı var ve kamuoyu öyle manipüle ediliyor ki, akılalmaz. Son olarak global çapta hayvancılık yapan 20 şirketin sera gazı salımının, dünyadaki salımın yüzde 14'ünü oluşturduğu açıklandı. Yani mesela Almanya'nın sebep olduğu sera gazından daha çok. Fosil yakıt şirketleri derken, gördük ki ilk önce hayvancılığı öldürecekler. Ya süt ve süt ürünleri ne olacak?

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA