Rıza Temel'e "Ormanın güzelliğini görüyor musun" diye sorunca Temel "Ağaçlar yüzünden ormanı göremiyorum" diye cevap vermiş ya... Bizler de büyük tabloya bakarken küçük ayrıntılara takılarak Temelleşmiyor muyuz?
Devletin ve yargının "Terör örgütü" olarak nitelediği bir yapılanma hakkında "Bu bir yasadışı örgüttür" içerikli bir yazı yazarsanız, bu örgütün yazdıklarınızdan ötürü size dava açabilmesi hukuk mantığına sığar mı? Veya "Bu örgütün yöneticileri acaba kendilerini terör örgütü olarak niteleyen Milli Güvenlik Kurulu üyelerine neden dava açmıyorlar" diye düşünmez misiniz? Veya "Acaba PKK'nın yöneticileri kendileri hakkında yazılanlardan ötürü neden gazetelere veya yazarlara hiç dava açmadılar" diye düşünmediniz mi zaman zaman?

Ormanı görmek kolay değildir

Ama bizde bu gibi garipliklerin olması mümkündür ve ağaçlara takılıp ormanı göremediğimiz için devlet ve hukuk sistemimizdeki bu büyük garipliği de göremeyiz... Gazetelerin hukuk servisleri mesela "Paralel" kavramının geçtiği haberlere ve yazılara bile açılan yüzlerce dava yüzünden başka işle uğraşacak vakit bulamazlar.
Devletin Güvenlik Belgesi'nde "PÖ-PDY" olarak geçen yasa dışı bir yapılanma, yayın organları ile bu yapılanmanın stratejilerini icra eder ve siz de buna "Basın özgürlüğü tehlikede mi" diye bakmaz mısınız?

Pensilvanya vatan toprağı mı?

Keşke bu durum 1950'lerde de hukuk ve siyaset dünyamızda mümkün olsaydı... Mesela ülkesinden kaçarak Moskova ile Varşova arasında yaşamak zorunda kalan Nâzım Hikmet de, kendisi hakkında "Vatan haini" diye yazanlara davalar açıp, suç duyurusunda bulunabilseydi.
Neyse... Her türlü garip duruma karşı şerbetli değil miyiz zaten oldum olası? Silahlı Kuvvetler'in yurtdışında görevlendirilmesi oylamasında "Hayır" diyenlerin, şimdi Şah Fırat Operasyonu dolayısıyla "Vatan toprağı terk edilir mi" diye gürültü kopartmalarını da doğal karşılamıyor muyuz? Ve "Acaba bunlardan bir bölümü Pensilvanya'yı da vatan toprağı olarak mı görüyorlar" diye kuşkulanmıyor muyuz?

Vatan hasretini gidermek

Bu "Vatan toprağı" veya "Vatan hasreti" benzeri kavramları somuta indirgediğinizde garip durumlar çıkabilir...
Londra'da bir caddede park edilmiş bir aracın lastiklerini bıçaklayan bir adamı yakalamış polisler... Pasaportunda Türk ve adının Temel olduğu yazılıymış. "Neden aracın lastiklerini bıçaklıyorsun" diye sormuşlar, "Plakasında Trabzon trafiğine kayıtlı olduğunu gösteren 61 sayısı vardı. Lastikleri delip memleket havası almaya çalışıyordum. Vatan hasreti çekiyorum" demiş.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN