Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BAŞYAZI MEHMET BARLAS

Nostalji güncel sorunları unutturmak için bir araçtır

Hem seçim kampanyasını hem de Ramazan Bayramı'nı aynı anda yaşamak, iki konuda da nostaljiye yönlendiriyor insanı... Aslında eski seçim kampanyaları ile bugünküler arasında, sadece televizyondan yapılan propaganda konuşmaları farkı var. Ama bugünkü kampanyada eksik olan en dikkati çeken şey Yenice sigarasıdır.

Yenice kutuları
Eski seçimlerde milletvekili adayları özellikle kırsal kesimlerde köyün kahvesine giderlerdi. Orada seçmenlerin isteklerini Yenice sigarasının mukavva kutusunun arkasına not ederlerdi. Sonra kutudaki sigaralar bitince de, kutuyu buruşturup atarlardı.

Aydemir anısı
Bugünkü muhalefet sözcülerinin kuru sıkı atarak, sonsuz vaatlerde bulunmaları eski seçimlerde de vardı. Ama o dönemde cumhurbaşkanları ya darbelerle belirlenirdi ya da TBMM seçerdi onları. Cumhurbaşkanını halk seçmezdi. Şevket Süreyya Aydemir 1930'lu yıllarda Doğu'daki kırsal kesim insanlarının Abdülhamit'i hâlâ Devlet Başkanı sandıklarını görüp şaşırmıştı.

Altay'ın seçimi
Tek Parti döneminde milletvekili adaylarını Ankara belirler ve onları yine Ankara seçerdi. Orgeneral Fahrettin Altay Konya'da ordu komutanıyken, gelen gizli yazıda "Köylü ve çiftçi bir mebus adayı seçip Ankara'ya gönder" talimatı vardır. Altay bir köyde şartlara uygun adayı bulur. Adayın okuma yazma bilmesi şartı olduğu için, ona sorar ve aday adayı da "Okuma yazma biliyorum" der. Fahrettin Altay otomobilinin plakasını gösterip "Oku bunu" deyince aday adayı "Okuma biliyoruz dedikse de profesör değiliz paşam" diye cevap verir.

Kasım Gülek
1950 sonrası seçimlerde ana muhalefet CHP'nin yıldızı Kasım Gülek'ti... Gülek köy koy dolaşır, herkesin elini sıkardı. Bir kez Yeniköy'e gelmişti ve herkes onunla el sıkışmak için kuyruğa girmişti. Baktım bazıları Gülek'le tokalaştıktan sonra yeniden kuyruğa girip bir kez daha el sıkmaya hazırlanıyordu.

Padişahın talebi
Çok eskiden ise, kimse seçmene gidip vaatlerde bulunmazdı. Buna karşı Padişah kullarından bir şeyler isterdi... Buna örnek bir olay vardır. Padişahtan, Bağdat valisine acil bir istek mesajı gelmiş. Mesajda "Acele 100 bin ton çayı paketleyip, İstanbul'a gönderin" diye irade buyruluyormuş. Vali paşa da bu mesajı alınca, İstanbul'a "Padişahımın Çin imparatoruna gönderdiği mesaj, yanlışlıkla vali kulunuza geldi. Arz ederim" diye cevabi bir mesaj göndermiş.
Bugün böyle bir şey olsaydı bir aday "Biz iktidar olursak her hafta 100 bin ton çay üreteceğiz" diye konuşma yapardı herhalde...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA