Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gazetecilere yaptığı açıklamaların bazı bölümlerini kayda geçirmemiz gerekiyor. Bu açıklamalar günlük gelişmelerin ötesindeki stratejik değerlendirmeleri içeriyor. Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyanın getirebileceği olumsuzluklar yanında, Türkiye'nin dünyadaki problemli bölgelere bakış açısı da bu açıklamalarda çok açık biçimde anlatılıyor.

Garip tutumlar
Öncelikle ulusal birliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, bazıların davranışlarını hatırlatmasına bakalım:
"Siyasette bile şu anda S-400 konusunda maalesef adeta Amerika'nın temsilcileri gibi gayret edenler var. Onları savunanlar var.
Bu şekilde parlamentomuzun içerisinde hangi düşünceler nasıl tezahür ediyor, hepsi ortada..."
Hepimizin bilinçle değerlendirmemiz gereken bir durumu, yani coğrafyamızın zorluklarını Cumhurbaşkanı Erdoğan çok somut biçimde bizlere hatırlatıyor:

Zor bir coğrafya
"Coğrafyamız, binlerce yıldır hep bir cazibe merkezi olmuştur. Ecdadımızın bu topraklara girişi de öyle kolay gerçekleşmemiştir.
Bir yerde var olmak ile orayı yönetmek farklı şeylerdir. Biz bu coğrafyayı yönetmek üzere geldiğimizden beri kesintisiz bir mücadele içindeyiz.
Anadolu Selçuklu Devleti, Osmanlı Devleti ve nihayet Türkiye Cumhuriyeti ile devam eden bu toprakları vatan kılma çabamıza yönelik tehditler daima olmuştur, bundan sonra da olacaktır.
Tabii bu tehditlerin niteliği, döneme, şartlara, ittifak ilişkilerine göre farklılık göstermektedir."
Türkiye'nin dünyadaki haksızlıklar karşısındaki tutumu da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bizlere hatırlattıkları arasındaydı:

Değişmez tutumumuz
"Son yıllarda dünyada ve bölgemizde yeni yapılanmaların sancıları yaşanıyor. Ülkemiz bu yeni ve gerçekten kritik sınamalar karşısında izlediği tutarlı ve ahlaki politikadan taviz vermemiştir.
8'inci yılına girdiğimiz Suriye meselesinde, Mısır'daki, Libya'daki, Katar'daki pek çok Afrika ülkesindeki gelişmelerde hatta en son Venezuela hadisesinde hep bu tutarlı ve ahlaki çizgide hareket etti."
Ve nihayet gündemin en sıcak konusu olan S-400'lere dönük bakış açımızı şu şekilde anlattı Cumhurbaşkanı:

Savaşa hazırlanmıyoruz
"Ortaya çıkan tablo, Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemi tedarikinin tamamen kendi toprakları içinde ve bölgesinde barışı koruma amaçlı olduğunu göstermektedir. Biz, S-400'leri alarak savaşa hazırlanmıyoruz. Barışı ve kendi milli güvenliğimizi garanti altına almaya çalışıyoruz. Savunma sanayiimizi geliştirmeye yönelik diğer tüm atılımlarımızın da amacı budur. Bir şairimizin dediği gibi 'Bu mesel ile bulur cümle düvel fevzü fela / hazır ol cenge eğer ister isen sulhü sela.' Evet bizim tüm hazırlıklarımızın gayesi şu anda barışı korumaktır."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN