Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Dünya, Fransa'daki isyana kilitlenmiş durumda. Paris başta olmak üzere kitlesel protestolarla sarsılan birçok kentte dün hayat tamamen durdu.
Olağanüstü güvenlik önlemleri nedeniyle Paris adeta hayalet kente dönerken kendilerine 'süt veren inekler' ismini layık gören Sarı Yelekliler, sokak ve meydanları 'Diktatör Macron istifa!' sloganlarıyla inletti.
Protestoların neden ve hedefini özetleyen sloganlardan biri de bir pankarttaki "Biz inek değiliz! Paranız her bittiğinde bizi sağıyorsunuz!" ifadesiydi. Şimdi herkes Hollanda ve Belçika'ya da sıçrayan bu isyanın domino etkisiyle bütün Avrupa'yı etkisi altına alıp almayacağını merak ediyor.
Ancak 2014'te Ukrayna'da başlayan Rusya karşıtı gösterileri 'devrim geliyor!' diye alkışlayan küresel Sorosçuların etkisindeki Batı medyası, Avrupa'daki protestolar karşısında bilerek üç maymunları oynuyor.

***

Burada ironik olan şey ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa'yı sarsan bu isyana destek vermesidir.

ABD Başkanı Twitter'dan "Fransa'nın her yerinde protesto ve kargaşa var. İnsanlar doğayı koruma önlemi olarak üçüncü dünya ülkelerine büyük meblağlar ödemek istemiyor. 'Trump'ı istiyoruz' naraları atıyorlar" diye yazdı.
Paris'teki tangonun okyanus ötesi ayağına dair de önemli bir itirafta bulunan Trump, gerekçesini ise şöyle izah etti:
"Avrupa Ordusu fikri Birinci ve İkinci Dünya Savaşı'nda işe yaramadı. Fakat Amerika sizin için oradaydı ve her zaman da yanınızda olacak. Sizden istediğimiz tek şey NATO'ya olan ödemelerinizi yapmanız." Trump'ın bu real-politik açıklaması bize 'küresel iç siyaset' çağına girdiğimiz gerçeğini de yeniden hatırlatıyor.
Bu nedenle Fransa'daki krizin dış projeksiyonlardan bağımsız şekilde sadece iç sorunlardan kaynaklandığına dair yorumların artık pek alıcısı yok.
Şurası açık ki terörle mücadele döneminin kapandığı bu yeni aşamada ABD'nin Rusya ve Çin'e karşı verdiği ekonomik, askeri ve siyasi savaşın ağırlık merkezini Avrupa oluşturuyor.
Dolayısıyla hegemonik mücadelenin kızıştığı bir süreçte, ABD'nin Fransa ve Almanya gibi kritik aktörlerin bağımsız davranmasına müsaade etmesi jeo-politikanın tabiatına aykırıdır.

***
Ancak Fransa'daki trajedinin bir anlamda ABD'nin liderlik ettiği 'piyasa uygarlığı'nın da (market civilization) krizi olduğunu unutmamak lazım.
ABD'nin 'maddi güç, ideolojik kurum ve aktörler' ile inşa ettiği 'tarihsel blok/blocco storico' sona eriyor.
Atlantik'te herkes 'la belle epoque' denilen kapitalizmin altın çağına ağıtlar yakıyor. En büyük gürültüyü ise diğer ülkelerden alınan 'haraçlarla semirilmiş Batılı halklar' koparıyor. Sosyo-ekonomik güçleri azaldıkça ırkçılığın pençesine düşen Avrupalılar öfkelerini ilk olarak İslam'a ve Türkiye'ye kusmaya başlamıştı.
Bu kar etmeyince şimdi Sarı Yeleklerini giyip kendi müesses nizamlarına kazan kaldırıyorlar.
Bu bağlamda Atlantik İttifakı 'avant la lettre' ile ifade edilen derin bir yıkım ve değişimi yaşıyor.
İşte Trump'ın açıktan destek verdiği Paris'teki Amerikan tangosu bu çöküşün en reel göstergesidir.
Çünkü Batı'nın yüzyıllardır dünyaya pazarladığı 'promesse de bonheur/mutluluk vaadi' artık raf ömrünü tamamladı

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA