Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'den çekilme kararını her şeyden önce savaş lobisine karşı bir savaş ilanı olarak okumak lazım. Suriye'den çıkma planı işte bu nedenle sadece terör örgütü YPG'de paniğe yol açmadı.
Fransa, Almanya, İngiltere ve İsrail yanında Beltway denilen Washington'daki müesses nizam temsilcileri de çileden çıkmış durumda.
Askeri kompleksin kurşunsuz neferleri Trump'a adeta öfke kusuyor. Başını WP, NYT ve CNN'nin çektiği kartel medyası çekilmenin İran ve Rusya'yı güçlendireceği teranesini dillendirmekle meşgul.
Senatör Lindsey Graham liderliğindeki siyasiler de memnun değil. Çekilmeyi ABD'nin zayıflığı olarak görüyorlar. Ancak Trump'a destek verenlerin sesleri de çok güçlü. Örneğin Ronald Reagan'ın danışmanlarından Doug Bandow, National Interest'da çekilme kararını 'Önce Amerika' doktrininin ilk ve en önemli adımı olarak yorumluyor.
Suriye'de bulunmayı aptallık diye niteleyen Bandow, "Yemen ve Afganistan'dan da çekilmeliyiz" görüşünde. Trump yanlısı diğer bazı kalemler de çekilmeyi 'Körfez ülkeleri ile İsrail'in kirli işlerini yapmaktan kurtulduk' şeklinde görüyor.

***
Foreign Policy ve Bloomberg gibi Yahudi lobisi tekelindeki organların hedefinde ise ABD Başkanı ile birlikte Cumhurbaşkanımız Erdoğan da var.
Bu tür medya kuruluşlarındaki bütün analizlerde "ABD'nin Erdoğan'a boyun eğdiği" ve tıpkı Irak'ın İran'a verilmesinde olduğu gibi Suriye'nin de altın tepside Türkiye'ye sunulduğu tezi işleniyor.
Middle East Institute'tan Charles Lister, "Suriye'den çıkmak Irak'tan çekilmekten daha kötü olacak" diyenlerden. Ortada bir pozisyon takınan WP yazarı David Ignatius da çaresizliğini, "Suriye'den çekilmek riskli bir hata ancak Trump bunu bir şekilde yaptı" ifadesiyle dile getirmiş. Jeo-politikadan zırnık anlamayan çevreler ise "ABD YPG'yi sırtından bıçakladı" diye ağlaşıyor.
Fakat NATO üyesi bir ülke ile bir terör örgütünü aynı kategoride tutanları uyaran Suriye eski büyükelçisi Theodore Kattouf, üst perdeden atanlara New Yorker'dan şu yakıcı dilemmayı hatırlatmış: "ABD'nin askeri varlığı sahadaki DEAŞ dışındaki dengeleri değiştirmek için yetersizdir." Examiner'ın şahinlerinden Tom Rogan ise Suriye'nin hayati önemde olduğunu belirterek Rusya, Türkiye ve İran ile çatışma pahasına da olsa ABD'nin bu ülkedeki varlığını korumasından yana.
***
Gelelim en büyük travmayı yaşayanlara...
Trump'ın çekilme kararıyla afallayan CENTCOM Başkanı Joseph Votel'in 'karnıma yumruk yemiş gibi oldum' dediğini duymayan kalmadı. Eğer Votel mide krampı geçirdiyse emin olun savaş lobisi ile İsrail yanlısı neo-conlar komaya girmiştir.
Bu bağlamda savaş lobisinin kıdemli generallerinden Savunma Bakanı James Mattis'in Suriye'den dolayı istifa etmesi, önümüzdeki süreçte çatışmanın daha da kızışacağının habercisi. Her ne kadar "Donald Trump: Kimseye Benzemeyen Bir Başkan" kitabının yazarı Conrad Black, ABD Başkanı'nın iç mücadeleyi neredeyse kazandığını ileri sürse de savaş lobisinin kolay kolay pes etmeyeceğini iyi biliyoruz.
Trump'ı 'ikna' için her yolu deneyeceklerdir.
Zira ABD tarihinde savaşmayan bir başkan yok. Cepheden çekilmek isteyenleri de Kennedy veya Nixon'un akıbetiyle hizaya sokuyorlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA