Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde "Eğitim müfredatı yenilenmeli kültüre büyük önem verilmeli" demişti.
Çok isabetli ve elzem bir noktaya daha dokundu Sayın Cumhurbaşkanımız.
Cumhurbaşkanımızın bu sözüne katılmamak mümkün değil ve biran önce el atılması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum.
Bir zamanlar kahvehaneler kıraathane idi. Kitap okunur, okunan üzerine insanlar tartışırdı. Güzel kitap okuyan ve okuduğunu güzel anlatabilenler baş tacı edilirdi.
Kahveler kırk yıl hatırıyla içilir, hatır insanlardan sorulurdu. Sevinç de sahiplenilirdi, üzüntü de. Birisinin derdi hepsinin olur, sevinçler de beraberce artardı.
Kapılar açık durur, insanlar birbirine güvenirdi. Hala tabelasında kıraathane yazanlar olsa da kitapsız kelamsız konuşmalar yapılır içinde. Konuşmalar belden aşağıya yapılır, espriler daima cinsellik üzerinedir.
Çünkü kültürümüz giderek erozyona uğramış ve kültürümüzün kıymetini bilemez hale gelmişiz.
Sorsanız kıraathanenin ne olduğu kaçı bilebilir acaba?
Duman altında kitap da kelam da duman oldu, taşlar konuşur iskambiller dillenir oldu. Sevgi kirlendi, sohbet söndü. O güzelim kahvelerin başına bir de internet kelimesi koyduk, internet kafeler yapıp kültüre hançer vurduk. Kitap yoksa kelam da yok, kelam yoksa kelimeler de tükenir, dilinizi yabancı arılar sokar düşünceniz de gider duygunuz da. Ruhsuz ve hissiz sürüklenirsiniz kültürel erozyonla yokluk denizlerine doğru. TV'ler deformasyon bombardımanıyla kitaba, ahlaka, aileye var güçleriyle saldırıyor. Ne bilgisi, ne bilgilendirmesi her şey reytinge feda. Kitabı hayata, kültürü halka akıtacak projeler üretmiyoruz. 'Zorluklar zoru aşmakla geçer' diyor atalarımız. Oyuncak aldığımız gibi kitap alıyor muyuz çocuklarımıza?
Gençler bizi kitap okurken görüyor mu, evde yolda otobüste tramvayda?
Hal böyle olunca kültürümüzü kaybediyoruz göz göre göre.
İstiklal Marşı'nı bile anlamada güçlük çeken bir gençlikle istikbalde istiklalimizi nasıl koruyacağız?
Kültür köprüsünün kitaplardan geçtiğine inananlardanım. Asıl kuraklılığın kültüründen kopmak olduğu düşüncesiyle, geçmişi geleceğe taşıyacak, yediden yetmişe herkesi kucaklayacak yeni projeler yapmak lazım. Unutmayalım ki yaşadığımız yüzyılın yakın geleceğinde kültürünü ihraç eden kazanacak.
Ama kültür erozyonu almış başına giderken kulak vermek lazım Sayın Cumhurbaşkanımıza.
Yoksa bu erozyon, kuraklıktan ve çevre erozyonundan önce bizi silip süpürüp götürecek. Haberimiz ola!
Sağlıcakla kalın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN