Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Halen bizim semt pazarındaki tezgâhlarda yerini alamamış olsa da, başta Akdeniz ülkeleri olmak üzere Belçika ve pazarlarının vazgeçilmezidir kuşkonmaz. Salatasından çorbasına, ızgarasından fırında pişmişine kadar birçok tarifine de rastlayabilirsiniz yetiştirilen topraklarda. Peki, bizler için yeni sayılabilecek bu sebzenin faydaları nelerdir ve mutfaklarımızda nasıl pişirebiliriz? Tarihin bilindik en eski sebzelerinden olan kuşkonmaz, Antik Roma ve Yunanlılar için sayılırdı. Kutsal olup olmadığına karar verememiş toplumlarda ise sağlığa olan faydaları anlaşılmış olacak ki, yiyerek tüketmenin yanı sıra sıkça ilaç yapımında kullanıldığına rastlıyoruz. Günümüz beslenme uzmanlarının kuşkonmaz ile alakalı söylemleri ise, yüzlerce yıllık bilgileri doğruluyor! Öncelikle yaşlanmayı geciktirdiği ve doğal afrodizyak olarak kullanıldığı bilgisine her yerde rastlamanız mümkün. Ancak ben, çok iyi bir anti-oksidan olması ve vücudumuzu kansere karşı koruması sebebiyle farklı bir yere koyuyorum kuşkonmazı. Mevsimi geldiğinde demet satın alıp, istediğim şekilde tüketiyorum. Bu arada lifli bir sebze olması sebebiyle sindirime yardımcı olduğu gibi, kötü kolesterol (LDL) ve kan şekerinin dengelenmesinde önemli bir rol oynuyor. Kısacası ne kadar çok kuşkonmaz o kadar çok sağlık... Vitamin bakımından da oldukça zengin olan bu yeşil sebzenin, ayrıca kemik gelişiminde ve korunmasında da önemli bir yeri vardır. Yeşil dediğime bakmayın siz, beyaz ve mor olanlarına da rastlamak mümkün! Peki, en doğru şekilde nasıl seçilir, nasıl saklanır ve nasıl hazırlanır kuşkonmaz? Tüm diğer sebzeler gibi diri, sert ve capcanlı olduğundan emin olmanız gerekir. Rengi solmuş ve artık yumuşamaya yüz tutmuş kuşkonmaz tüm vitaminini ve lezzetini kaybetmiş demektir. Dolayısıyla satın alırken uçları kapalı, aralıksız ve sıkı olan parlak yeşil kuşkonmazları seçilmelidir. Ebatları birbirine en yakın olan demeti seçerseniz, pişirirken zorlanmazsınız, hepsi aynı sürede pişer. Ne çok iri ve kalın ne de çok sıska ve çelimsiz olmamalılar! Aldığınız demeti dolaba yerleştirmeden önce halen yaşayan bir sebze olduğunu unutmamak, kuşkonmazın raf ömrünü uzatacaktır. Şöyle ki, öncelikle dibinden birkaç santim kesin ve içine biraz su koyduğunuz bir kaba, tıpkı vazoya çiçek koyarmışçasına dik olarak yerleştirin. Ucundaki filizlerin zarar görmemesi için ise kâğıt havluya sarın ve buzdolabında 3-4 gün saklayın. Ancak tavsiyem hazır mevsimi gelmişken alır almaz taptaze tüketmenizden yana! Gelelim pişirmesine... Ben orta kalınlıktaki kuşkonmazlarımı öncelikle (kabukları çok kalınsa) biraz soyuyorum ve hafifçe tuzlanmış suda 3-4 dakika haşladıktan sonra hemen buzlu suyun içine alıp pişirme işlemini durduruyorum. Bu aşamadan sonra üzerine tuz, karabiber, iyi kalite bir sızma zeytinyağı ve biraz da limon sıkarak afiyetle yiyorum. Ayrıca söylemeden edemeyeceğim, bence parmesan ile uyumu da bir harika! Sıcak tüketmek isterseniz de biraz tereyağında sotelenmiş sarımsakla birleşen kuşkonmazın özellikle etlerin yanında nasıl da vazgeçilmez bir lezzet kombinasyonu yarattığına inanamayacaksınız. Veya ızgara somonun yanında hollandaise sos ile servis edildiğinde damağınızda oluşacak uyum, sizi mest etmeye yetecek. Neyse, artık sizleri kendi damak tadınızın çıkaracağı bu lezzetli serüvende yalnız bırakıyor, bu hafta kuşkonmazı sofralarınıza konuk etmenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN