Türkiye'nin en iyi haber sitesi
DİLEK GÜNGÖR

Tıpkı Kırmızı Pazartesi gibi...

Dünya edebiyatının usta yazarlarından Gabriel Garcia Marquez'in 'Kırmızı Pazartesi' romanını okuyanınız var mı bilmiyorum. Yanlış hatırlamıyorsam bu kitapla yazar Nobel Edebiyat Ödülü'nü almıştı. Bugün sabah gündeme bakarken aklıma takıldı.
Raftan tekrar indirdim kitabı...
Kolombiyalı yazar kitapta kasabada işlenen bir namus cinayetini anlatıyor.
Romanın kahramanı Nasar iki kardeş tarafından öldürülüyor.
Nasar'ın öldürüleceği romanın ilk satırlarından belli.
Kasabada herkes cinayeti biliyor ama kimse buna engel olamıyor.
Anlayacağınız göz göre göre cinayet işleniyor. Bu romanın ekonomiyle ne ilgisi var demeyin. Bana göre, o gün o kasabada yaşananlar, bugün ülkede yaşadıklarımızla benzerlik gösteriyor.
Niye mi?
Görüyorsunuz, bir süredir döviz kurlarındaki yükseliş durmuyor. TL her gün yüzde 2 değer kaybetmeye başladı.
İmalatçı bir dostum arayıp "Kur daha da çıkacak mı nerede durur?" diyor.
1 yıl önce işlerin iyi gideceğini varsayıp leasingle iki makine daha almış. Şimdi kur arttıkça makinelerin maliyeti katlanıyor.
Eleman çıkarmaktan bahsediyor. Geçen gün rastladığım KOBİ patronu arkadaşım dövizle kredi almış. Ufak tefek ihracat da yapıyor. "Biraz daha idare ederim" diye düşünürken Avrupa'da vadeyle mal aldığı işletme sahiplerinin gelip, paralarını erken istediğini söylüyor. Hastane sahibi olan bir ahbabımız dolardaki yükselişten dolayı mağdur olduğunu anlatıyor. Önümüzdeki günlerde çalışanlarının maaşını ödemeyebileceğini iddia ediyor. Eminim bu örnekler tek değildir.
Yakınımdaki arkadaşlarım da sokaktaki vatandaş da konuştuğum ekonomistler de bir şeylerin normal olmadığının farkındalar.
Tıpkı Kırmızı Pazartesi romanındaki gibi... Herkes tabiri caizse 'cinayeti' biliyor ama kimse engel olmuyor.
Vatandaş birbirine "Döviz kurunu düşürmek için neden kimse bir şey yapmıyor" diye soruyor. Ekonomi yönetimi bu soruları görmezden geliyor.
24 Haziran'daki seçime şunun şurasında ne kadar kaldı. Acaba döviz kurlarındaki artışın 'reel sektöre, kamuya ve vatandaşa maliyetini kimse hesaplamıyor mu?' diye düşünmeden edemiyorum.
Üstelik, piyasanın Merkez Bankası üzerindeki baskısı büyüdükçe faiz artışı beklentisi artıyor. Sanırım, Merkez Bankası'nın hamlesi bilinmedikçe ve bir aksiyon gelmedikçe döviz kurlarındaki artış devam edecek. Umarım, ekonomi yönetimi dövize müdahale için daha fazla geç kalmaz

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA