Türkiye'nin en iyi haber sitesi

kulüplerinin finansörü Denizbank’ın CEO’su Ateş, kulüplerin zarar etmesinde başkanların yanlış tasarruflarının da etkili olduğunu belirterek, “Başkanlar yapıp, bırakıyor. Yetkisi var, sorumluluğu yok” dedi

kulüplerinin 1.8 milyar liralık riskini taşıyan Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, yapılması düşünülen mali rehabilitasyon programının şeffaflık ve kurumsallaşma getireceğini belirterek, "Kulüplerin giderleri kontrol altına alınacak, borçlar ödenecek, döviz ziyanı olmayacak, yerli sporcu yetişmesine de öncülük edilmesini bekliyoruz" dedi.
SABAH'a değerlendirmelerde bulunan Ateş, futbol kulüplerinin kendileri dışında Ziraat Bankası, Halkbank ve Passolig'le ilgili finansmandan dolayı Aktifbank'ta kredileri olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: "20 yıldır spor kulüplerinin en büyük finansörüyüz. Geçmişte de yapılandırma yapıyorduk. Bu kez de farklı bir durum olmayacak. Ancak kulüplerin giderleri sanırım federasyon tarafından zapturapt altına alınacak. Bankalar, Futbol Federasyonu ve kulüplerin isteğiyle bu plan hayata geçecek."



GELİR-GİDER YÖNETEMİYORLAR
Futbol kulüplerinde gelir-gider yönetimi sorunu olduğunu, finansman yönetimini yeterince iyi yapamadıklarını söyleyen Ateş, "Özellikle büyük kulüpler yayın gelirleri, sponsorluk, kombine ve marka ürünlerin satışından yılda yaklaşık 150 milyon dolar gelir elde ediyor. Ancak bilançolarında sürekli zarar eden bir yapı görüyoruz. Düşünün, 4 büyük kulübün yıllık geliri yaklaşık 400 milyon dolar civarında. Doğru yapılandırmayla, giderleri de kontrol altına alınırsa borçları rahat öderler" dedi.

MENEJERLİK MÜESSESESİNE DİKKAT
Kulüplerin yıllık gelirlerine rağmen neden sürekli zarar ettiklerine dair çarpıcı açıklamalarda da bulunan Ateş, yurtdışından alınan oyuncuların çok pahalıya mal olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Kendi ülkesinde 45 bin euroya oynayan voleybolcu kız Türkiye'ye geldiğinde 450 bin eurodan kapıyı açıyor. Burada menejerlik diye bir müessese var. Ben de henüz bunu çözebilmiş değilim." Kulüplerde teknik kadro ve yönetimlerin de kendi inisiyatifleri doğrultusunda transferler yaptıklarını anlatan Ateş, "Bir yönetici A futbolcusunu alacakken diğer kulüp rekabet edip fiyatı 1 iken 5'e çıkarıyor. O zaman gelir gidere yetmiyor. Zarar buradan doğuyor. Bunu federasyon zapturapt altına alabilir. Kulüp yönetimlerine belirli sınırlamalar getirilecek. Borçlanmalarına limit konulacak. Giderler kontrol altına alınacak. İspanya bu sınırlamaları getirmediği için planları başarısız oldu" diye konuştu.



TFF FUTBOLUN REGÜLATÖRÜ
Bankaların regülatör kurumunun BDDK olduğuna işaret eden Ateş, "Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) da kulüplerin bir anlamda regülatörü… Burada Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Albayrak'ın da desteklediği bir planla her gelen yöneticinin kulübü batağına sokması engellenecek, ayrıca kulüpler sürdürülebilir bir finansman modeline kavuşturulacak. Kulüpler, ithal futbolculara milyonlarca döviz aktarmayıp, yatırım yaptıkları altyapı oyuncularına öncelik verecek" dedi.

BİZİM KENDİ AYAK İZİMİZ VAR
20 yıldır sporu finanse ettiklerini söyleyen Ateş, "Başkasının izinden gidenin, ayak izi olmazmış. Bizim kendi ayak izimiz var. Sporun finansmanı bankamız için öncelikli alanlardan" dedi.

ÇİMENTO FABRİKASI OLSA BATAR
Yanlış yönetimler nedeniyle büyük kulüplerin mali krize girdiğini belirten Ateş, şöyle konuştu: "Kulüplerde profesyonel yönetimler yok. Bir işadamımız kulübün başına geçiyor, kendi işini yönettiği gibi olaya bakmıyor. Bunları kurumsal yapılara kavuşturmak gerekir. Kulüpleri yetkisi olan CEO'lar yönetmeli. Yöneticiler kendi iradeleriyle doğru-yanlış tasarrufta bulunuyor. Onların yanlış tasarrufları büyük borç yükü olarak ileriki yıllara transfer oluyor. Bunun üzerine faiz de bindiği zaman kulüpler borç sarmalına giriliyor. Yöneticilerin yetkileri var ama sorumlulukları yok. Genel kurulda hesap verseler de bir şey değişmiyor. Demek ki, burada yanlışlık var. Bu programla giderler sadece yönetimin inisiyatifine bırakılmayıp, federasyon tarafından kontrol altına alınacak. Paranın nereye harcandığına dair şeffaflık gelecek." Çimento fabrikası örneği veren Ateş, "Çimento fabrikası bile gelir-gider doğru yönetilmediğinde batıyor. Burada ise yeni yönetim geliyor, kulübün borç yükü artıyor" dedi.

PROGRAMA UYMAYANA KREDİ VERMEYİZ
Mali rehabilitasyon programına uymayanlarla ilgili bankaların yaptırımı olup olmayacağına yönelik sorulara da Ateş, "Bankalar ilave finansman vermez. Sonuçta biz belli temlikler alarak kredi veriyoruz. Biliyorsunuz, kulüplerin yayın gelirleri federasyona gidiyor, oradan dağıtılıyor. Biz genelde TFF'deki paranın yüzde 50'sini kulübe bırakıp yüzde 50'siyle borç kapatıyoruz. Sonra yeni temlik alıyoruz. Yani belli güvenceler alarak sürdürülebilir finansman sağlıyoruz" dedi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN