Türkiye'nin en iyi haber sitesi
DİLEK GÜNGÖR

Borsada Taze Kuru bir hikâye!

Borsayla biraz haşir neşir olan herkes son dönemde öz sermayesi ekside olan ama hisseleri tavan yapıp duran bir şirketi konuşuyor:
Taze Kuru Gıda... Düşünsenize, aktif büyüklüğü 6 milyon TL, piyasa değeri 707 milyon TL... Son 1 yılda hisseleri 5 TL'den 707 liraya kadar çıktı. Tavan tavan yapıp duruyor. Kimdir bu şirket, ne iş yapar! Biraz araştırınca ilginç bir hikâye karşınıza çıkıyor.
Taze Kuru Gıda Ankara Kızılcahamam'da 2009'da kuruluyor. Sahibi Ali Babacan'ın kayınbiraderi... Hani bir dönem meşhur 'kayınço Nusret' diye Babacan'ın Yatırım Ajansı'na ballı maaşla danışman yaptığı Nusret Yurter... Sebze-meyvede kuru gıda ihracatı yapan şirket 21 Mayıs 2020'de el değiştiriyor. Nusret Yurter ve Nazire Erinç Yurter hisselerini Ülker'in A Takımı'ndaki Hüseyin Avni Metinkale'ye satıyor.
A grubu paylarını hisse başına 1.68 TL'ye, B grubu paylarını ise 1.40 TL'ye...
B grubu paylar borsada işlem gören hisseler...
Borsada hisse değeri o tarihte satış fiyatının neredeyse 20 katı!
Sonra hisselerini satsa da Taze Kuru Net diye bir şirkette Yurter'e yüzde 25 hisse veriliyor. Üstelik, Taze Kuru Gıda içindeki bütün iş bu şirkete devrediliyor.
Bugün kayınço patronun 1.40 liradan sattığı hisseler 707 TL...
Neresinden tutarsan tuhaf!
Borsada 20 TL'yken 1.40 liradan hisselerini satıyorsun, Taze Kuru Gıda'nın içindekileri bir başka kurulan şirkete devrediyorsun (bir nevi içini boşaltmak gibi), o şirketten pay alıyorsun, borsada işlem gören şirketin hisseleri ortada bir şey yokken rekor üzerine rekor kırıyor!
Nasıl hikâye?
Anlayan varsa bana da anlatsın.

***


Tüpraş'a birkaç soru...
Geçen gün yazdığım 'Akaryakıtta İndirim Oyunu' yazısı üzerine Tüpraş açıklama yaptı. Epeyce içerlemişler. O kısımları geçiyorum. Açıklamayı baştan sona okursanız içinde itiraflara rastlarsınız.
Ne diyorlar?
Kasım-aralıkta dağıtım şirketlerinden talepleri topladıklarını, zamdan önce 5-10 katı talep geldiğini, üretim ve stoklarının yetersiz kaldığı durumlarda günlük baz talepleri dikkate aldıklarını anlatıyorlar. Üstelik ben 'falanca dağıtıcıya ayrımcılık yaptınız' diye tek bir cümle etmediğim halde sürekli 'herkese eşit mesafedeyiz' diye vurgulama gereği duymuşlar. Sanırım, Opet'ten dolayı... Yaraları mı var anlamadım!
Neyse...
Kendilerine birkaç soru sormak istiyorum.
Dağıtım şirketleri kasım-aralıkta senelik talep miktarlarını size bildirmiyor mu?
Tüpraş üretim planlamasını o miktarlara göre yapmıyor mu?
Hal böyleyken üretiminiz nasıl yetersiz kalabiliyor ya da stokunuzda ürün bulunamıyor?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA