Türkiye'nin en iyi haber sitesi
DİLEK GÜNGÖR
DİLEK GÜNGÖR

Hans’a var Ahmet’e yok!

Döviz kuru yükselip pandemide işler biraz yavaşlayınca millet yüzünü ihracata döndü. İyi de oldu. Zira, ülkenin hem dövize ihtiyacı var hem de büyümeye...

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz

Ama bu işin dozunu kaçıran piyasa tekelleri nedeniyle meğerse ekonomideki çarkların ahengini bozan bir durumla da karşı karşıya kalmışız!

Şöyle anlatayım...
İhracattaki 'tatlı kazanç' cam, plastik, kimya, mobilya ve inşaat gibi sektörlere hammadde veren tekel firmaların iştahını öyle kabartmış ki, iç piyasaya tedariki tamamen durduranlar var.
Anlayacağınız, bizim tekelci abilerin zihniyeti şu: Hans'a var, 'e yok...
Bu tekellerin yüzünden birçok KOBİ kendi ülkesinde adeta ikinci sınıf vatandaş halinde...
Alman Hans'ın telefonuna anında çıkan tekelci abiler, 'lere rica minnet döndükleri gibi hammadde tedariki için 3 ay süre veriyorlar. Üstelik, fiyatlar da yüzde 30 zamlı...
Haa, istersen al, istemezsen fabrikayı kapat!
Zira, hammadde sıkıntısı yaşayan bazı sektörlerde fabrikalar kapanma noktasına kadar gelmiş durumda...
Bilirsiniz, lafı gevelemeyi hiç sevmem...
Kim bunlar onları da söyleyeceğim.
Misal, Şişecam... Daha önce de dile getirdik. "Hatlar kapalı" filan diyerek iç piyasaya mal vermiyor.
Onlar üretmeyince daha küçük tedarikçiye gün doğuyor tabii... Bakıyorsunuz, yüzde 30 zam yapıyor.
Bu tekelci zihniyetler sayesinde sanayi sektöründe tam bir cam krizi yaşanıyor.
Söylenenlere göre, camda yaşanan hammadde sıkıntısı o kadar büyük boyutta ki, mobilya üreticileri ayna dahi bulamaz hale geldi.
Şaka yapmıyorum.
Peki ya sadece Şişecam ve Cam mı?
Anlatılanlara göre, entegre tesislerin birçoğu iç piyasaya mal vermeyi kesmiş...
Bunlar arasında Antalyalı ahşap üreticisi AGT'nin, Kastamonu Entegre'nin, Kalekim'in de olduğu söyleniyor. Benzer şekilde çelikte, plastikte de büyük firmaların isimleri geçiyor.
Elbette, serbest piyasada isteyen istediğini yapar.
Ancak yaptıkların sanayide bir handikap yaratır, çarkları yavaşlatır, fabrikaları kapatma noktasına getirirse burada durup düşünmek gerekir.
Hammadde sıkıntısıyla cebelleşen sanayicilerin iki önerisi var:
Ya bu tekelci abilerin bazı ihracat kalemlerine kota konulsun.
Ya kısa süreliğine de olsa bazı sektörlerde hammadde ithalatının önü açılsın.
İthalat önerisi 'yerli ve milli ekonomi' vizyonuna uymadığı için ilk seçenek üzerinde kafa yorulabilir.
Kim bilir!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA