Hükümet yatırım ortamını güçlendirmek için yeni vergi teşviklerini devreye sokuyor.
Hazırlanacak pakette neler var, kısaca hatırlatayım…
İstanbul Finans Merkezi'nde faaliyet gösteren ve "katılımcı belgesi" alan şirketlerin transit ticaretten elde ettikleri kazançlara uygulanan yüzde 50'lik vergi indirimi yüzde 100'e çıkarılıyor. Bu kapsamda elde edilen kazançlar için artık kurumlar vergisi alınmayacak. Merkez dışında transit ticaret yapan şirketler de faaliyetlerden elde edilen kazancın yüzde 95'ini kurumlar vergisi matrahından indirecek. Bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye'ye taşımayı hedefleyen küresel şirketler, İstanbul Finans Merkezi üzerinden yürütülen yurtdışı operasyonlardan elde edilen kazançların tamamı, diğer faaliyetlerden elde edilenlerin ise yüzde 95'ini 20 yıl boyunca kurumlar vergisi matrahından indirilebilecek. İmalatçıihracatçılar için kurumlar vergisi oranı yüzde 9'a, yalnızca ihracat yapan şirketler için ise yüzde 14'e düşürülüyor. Son üç yılda Türkiye'de vergi mükellefi olmayan kişilerin ülkeye gelmesi halinde, yurtdışı kaynaklı gelirleri 20 yıl boyunca Türkiye'de vergilendirilmeyecek.
Bu kişilerin yalnızca Türkiye içinde elde ettikleri gelirler vergiye tabi olacak. Ayrıca veraset ve intikal vergisi oranı bu grup için yüzde 1 olarak uygulanacak. Yurtdışında yerleşik kişi ve kurumlara Türkiye'den verilen ve yurt dışında faydalanılan mimarlık, mühendislik, yazılım ve tasarım gibi hizmetlerden elde edilen kazançlar tamamen vergiden istisna edilecek.
Paketin en dikkat çekici noktası ise yeni bir Varlık Barışı…
Esasında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek nisan ayı başında katıldığı TV programında "Türkiye doğalgaz petrol üreterek cari açığı kapatmayı hedefliyoruz ancak o olana kadar yurtdışından gelecek kişi veya işletmelere nasıl daha cazip koşullar sağlayabiliriz üzerine çalışıyoruz. Türklerin yurtdışından elde ettiği kazançları orada tutmaması üzerine de çalışıyoruz" diyerek sinyali vermişti.
Belli ki, ekonomi yönetimi, carry trade kaynaklı para girişlerinden ziyade döviz açığını sermayeyi bu yolla çekerek kapatmak istiyor. Yurtdışındaki para, altın ve menkul kıymetlerin düşük bir vergiyle ülkeye getirilmesi planlanıyor.
Biliyorsunuz, bugüne kadar 7 kez varlık barışı düzenlemesi hayata geçti. Varlık Barışı'yla ilk tanışmamız 2008'de yine Mehmet Şimşek'in Maliye Bakanlığı yaptığı dönemdeydi. Daha sonra da 2013, 2016, 2018, 2020, 2022 yıllarında varlık barışı uygulamaları yapıldı. Beyan edilen varlıklar için çoğu zaman vergi incelemesi yapılmadığından bir tür güvence sağlandı. Bu düzenlemelerin sonucunda Türkiye'ye bir para geldi. Ancak bu yolla suç gelirlerinin de ülkeye girmesi sorunu doğdu. Hatta Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından ''gri liste''ye alındık. Geçen yıl listeden çıkarıldık.
Şimdi yeniden aynı sıkıntının yaşanmaması için bu kez ince eleyip sık dokumak gerekiyor. Ben bu kez gerekli tedbirlerin alınacağını, geçmişte istismar edilen konularda taviz verilmeyeceğini düşünüyorum. Devlet, 'kara para' veya 'suç geliri'nden elde edilen bir kaynağın bulgusu varsa girişine izin vermeyecektir.
Zira, bir taraftan yatırımcı çekmek için teşvikler verilirken, diğer taraftan yatırımcı nezdinde riskli sayılacak gri listeye yeniden davetiye çıkaran bir işin içine girilmez.