Olaya" Tayyip bey açısından bakacak olursak:
- Partisini seçimden birinci olarak çıkarması yeterli değil.
- Sandıktan yine iktidar olarak çıkmaya mecbur.
- Mecburiyetten de öte, mahkûm.
Zira...
AKP "iktidarı sürdürmeye endeksli" bir parti.
***
İktidar için çıta, 2002 seçimlerindeki oyu:
Yüzde 34.4.
Bunun üzerine "yarım puan" bile koysa "arkamdaki halk desteği sürüyor" diyebilir.
Parti merkezinin önünde davul çalınabilir. Ama Tayyip beye "bu kadarı" yetmiyor.
"Yine iktidar" gerekiyor.
***
AKP'nin "iktidar etmeye yetecek sayıda milletvekili çıkarıp çıkaramaması" Meclis'e kaç partinin gireceğine bağlı.
Ve bir de "sandıktan kaç bağımsızın çıkacağına" bağlı.
***
Bütün yurdu dolaştık ve AKP'yi "yüzde 32 ile 40 arasında" gördük.
Yüzde 32'ye kadar inebilir... Ama yine birinci partidir.
Yüzde 40'a kadar da çıkabilir.
***
Yüzde 32 ile 40 arasında "8 puanlık bir fark" var.
Oldukça büyük.
Ama ortada da "hâlâ hayli kararsız seçmen" var.
Kararını "21 Temmuz akşamı verebilecek" geniş bir kesim.
***
Çorum'da, Karabük'te, Bursa'da, Aksaray'da "kararsıza" sorduk:
- Neden?
"Ağırlıklı" yanıt:
- Gönlümdeki parti, öncelikli olarak oy vermeyi düşündüğüm parti barajı aşabilir mi aşamaz mı?.. Eğer aşamayacaksa benim oyum boşa gider... Sola yarar... Öyleyse, oy verebileceğim ikinci partiye mi yönelsem... AKP'ye.
***
Tayyip bey işte bu "düşünüp duran seçmeni" kazanmak için gece gündüz demiyor.
O meydan senin, bu meydan benim.
O TV senin, bu TV benim.