İki yıl önceydi...
Singapur'daydık. "Grubumuzdan" Necati Çetinkaya "ben bir günlüğüne de olsa Malezya'ya geçeceğim" diye tutturdu. Singapur ile Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'un arası "İstanbul-Ankara mesafesi."
Yol "otoban."
***
AK Partili Çetinkaya gitti, iki gün sonra dönünce takıldık:
- Neler gördünüz?.. Malezya ile Türkiye'yi kıyaslar mısınız?
- "Kıyas kabul etmez" dedi.
- Necati bey Türkiye günün birinde Malezya falan olur mu?
- Dalga mı geçiyorsunuz, gidin işinize Allah aşkına.
***
Sonra Çetinkaya çantasını açtı:
- Elim boş dönmedim... Hepinize hediye getirdim... Malezya hatırası.
Ve "hediyelerimizi" dağıttı.
Kemal abiye (Baştaş) bir Rolex saat. Bize "taşlısından" bir Patek Philippe.
Diğer arkadaşlara "Cartier... Frank Müller... Diğer pahalı markalar."
***
Teşekkür ettik, saatleri kolumuza taktık...
Ama ertesi gün bir de baktık kimsenin "saati çalışmıyor." "Necati bey" dedik:
- Saatler bozuk.
Çetinkaya kendi kolundaki Rolex'e baktı:
- Yahu benimki de çalışmıyor.
***
Çetinkaya Kuala Lumpur'a çarşıya gitmiş. "3'er, 5'er, 10'ar dolara" bizlere Rolex, Cartier gibi "marka saatler" almış. "Kendisininki dahil" hepsinin ömrü "72 saatlik."
***
Necati Çetinkaya "hepinizden özür dilerim" dedi:
- Türkiye' nin gözünü seveyim... Siz bu saatleri çöpe atın... Türkiye' ye dönünce ben bu olayı telafi ederim.
"Telafi etti mi" diyecek olursanız...
Heyettekilere "Çetinkaya mağazasından" birer gömlek gönderdi.