Konuştuğumuz "tecrübeli hükümet üyesi" bir ara şöyle dedi:
- 1980'den önce başka türlü kan akıyordu, 1984'ten sonra başka türlü.
***
1984-2007...
Tam 23 yıl.
Bir yanda "oluk oluk akan kan..."
Bir yanda da "kınama" mesajları.
"Kanları yerde kalmayacak" söylemleri.
***
Söylem "kabak tadı verdi."
"Eylem" ise anlam değiştirdi.
Artık eylem denilince akıllara "manken kızımızın adı" geliyor.
***
Nevzat Bölügiray "emekli komutan."
1980'de Adana'da Sıkıyönetim Komutanı'ydı.
İki evladını (İlbey ile Gülbey) şehit vermişti.
Komutanın bu iki erin cenaze töreninde yaptığı konuşma yıllarca zihinlerden çıkmamıştı.
***
Bölügiray Paşa "o cenazede" şöyle demişti:
- Bütün yöneticilere, partilere, tüm kamu ve özel kuruluşlara sesleniyorum.
- El ele vermelisiniz.
- Mücadeleye aktif olarak katılmalısınız.
- Kişisel ve örgütsel düşünce çıkarlardan arınarak bu mücadelede kesin yerinizi almalısınız.
***
"İstemeyerek de olsa" Paşa'nın "son cümlesine de" yer verelim:
Yarın sizler ve Türkiye için çok geç kalınmış olabilir.
***
O dönemde "geç kalındı" ve 12 Eylül 1980 ihtilali geldi.
Artık "darbe, muhtıra, müdahale, ihtilal, askeri yönetim" istemiyoruz.
Ama bir an önce de "akan kanın durmasını" bekliyoruz.