Eşe dosta, konu komşuya, hısım akrabaya sorduk:
- Referandum için evinize seçmen kartı geldi mi?
Yine sorduk:
- Gelmedi ise siz gidip muhtarlıktan aldınız mı?
***
Çevremizdeki çok kişi "referandumu ciddiye almamış."
Çoğunun evine "seçmen kartı" gelmemiş.
Çoğu gidip "muhtardan istememiş."
***
- Sayın Ahmet İyimaya... Sizin eve geldi mi?
- Gelmedi... Ama ben ilgili muhtarlıktan istettim... Seçmen kartım cebimde... Pazar günü oy vereceğim.
***
Bizim insanımız "sandığa gitmeye bayılır."
Özellikle de "varoşlar."
İlçeler, beldeler, köyler.
Bakalım "bu pazar" ne olacak?
***
- Sayın İyimaya... Dileğimiz yüksek katılım... Ama gözlemimiz farklı... Yüzde 25 katılım olur mu diye sorsak, çok mu düşük bir oran söylemiş oluruz?
Ahmet İyimaya:
- İnşallah yüksek katılım olur.
- Burada balotaj eşiği yüzde 12.5.
- Ama katılım yüzde 20'nin altına düşmemeli.
***
Cumhuriyet döneminin "en büyük reformlarından biri" yapılıyor.
Ama pazar referandumunun en ateşli savunucularından Ahmet İyimaya bile "halk düğüne, bayrama, 22 Temmuz sandığına gider gibi referandumda oy kullanmaya gidecek" diyemiyor.