Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu Doğu'da, Batı'da, Avrupa'da Amerika'da pek çok toplantıya katılıyor.
Bu toplantılar nasıl geçiyor?
Yusuf Hoca ile "bunu" konuştuk.
***
Toplantıların çoğunda "diyalog" aynı.
"Batılı" diyor ki:
- Ermeni soykırımını kabul edin.
Prof. Halaçoğlu:
- Neden kabul edeceğiz?
Muhatapları:
- Neden kabul etmiyorsunuz?
Halaçoğlu:
- Bir "tarih komisyonu" kurulsun... Her ülke elindeki belgeleri versin... Biz arşivimizi açıyoruz, buyrun, gelin... Kararı komisyon versin.
Muhatapları:
- Komisyon kurulamaz... Kesinlikle... Buna şiddetle karşıyız.
***
Batı "tarih komisyonu" kurulmasına neden "şiddetle, kesinlikle" karşı?
Prof. Halaçoğlu "zamanınız varsa belgeleri önünüze dökeyim" dedi.
***
Hangi ülke, hangi ilde, ilçede, köyde, hangi Ermeni'yi silahlandırmış.
Hangi Ermeni'ye kaç para vermiş?
Hepsi "gün gün, isim isim" belli.
Eğer "tarih komisyonu" kurulacak olursa bütün bunlar ortaya çıkacak.
***
Sadece "bunlar" mı?
Bir şey daha ortaya çıkacak.
"Dün" Ermeni'ye silah ve parayı "kim" vermişse, "bugün" PKK'ya silahı da, parayı da, desteği de veren "yine o."
***
Yusuf Halaçoğlu ile konuşurken söz "Cemil Çiçek'in bilip de söylemediklerinden" açılınca...
Prof. Halaçoğlu "ya benim bildiklerim" dedi:
- Ah uluslararası bir komisyon kurulsa da herkes bildiğini anlatsa.
***
Batı bize "ev ödevi" vermeyi sürdürdükçe ve biz de "başüstüne"
diye boyun eğdikçe "böyle bir komisyon hiç kurulmayacak."