Antalya'ya gittik ve "birbirinden farklı 3 Antalya" gördük.
Birincisi "sahil bandındaki" Antalya.
"Turizm kenti" Antalya. Hem günlük geleneksel yaşamını sürdüren ve hem de turistle iç içe yaşayan Antalya.
Modern Antalya.
AB standartlarındaki Antalya.
***
Ve sonra "ikinci Antalya."
"Göç nüfusunun" yaşadığı Antalya. Örneğin "Kepez ve çevresi."
"Birinci Antalya'da" işyerlerinin pek çoğunda tabela "İngilizce, Almanca, Rusça."
İkinci Antalya'da ise:
"Siirt Bakkaliyesi, Diyarbakır Kebapçısı, Şanlıurfa Lahmacun."
***
Geldik "üçüncü Antalya'ya." Antalya'nın "Toroslar'a uzanan kısmı."
Elmalı, Korkuteli, Akseki...
Ayrı bir yaşam var.
Burada turizm değil "tarım ve hayvancılık" söz konusu. Milli gelir düşük.
***
"Böyle bir Antalya'yı" yönetmek zor.
Ama Vali Alaaddin Yüksel bir "deneyim küpü."
Trabzon, Balıkesir ve İzmir'de valilik yaptı.
Emniyet Genel Müdürlüğü yaptı. Eşi Emine hanım "bir kahraman."
Antalyalı kadınları "örgütlemekte" ve hayır işlerine yönlendirmede olağanüstü başarılı.
Antalya "valisi ile ne kadar öğünse yeridir."