Antalya'da "3'er kişilik ekipler" kurulmuş.
Ekiplerin içinde "polis" de var, "tiyatro oyuncusu" da.
Bunlar "eski püskü, yırtık pırtık" giydirilmişler.
"Saç sakal" birbirine karışmış durumda... Sanki hırsız gibi, tinerci gibi.
Ve "göreve" yollanmışlar.
***
Görev "bir siteye girmek." Kapıcı "kimsiniz, necisiniz" demeden ana kapıyı açmış.
Sonra "katları" dolaşmışlar.
"Ahmet beyin" ziline basmışlar, yanıt yok.
"Karşı dairenin" kapısını çalmışlar, Fatma hanım açmış:
- Teyze, Ahmet beyi arıyorduk, galiba yok.
- Ah yavrum o tatile gitti... 1 ay sonra gelir.
***
Sitede 15-20 dakika geçirmişler. Merak edip "kimsiniz" diyen çıkmamış.
Sonra yanlarında getirdikleri bir TV'yi, "yatak çarşafına" sarmışlar.
"Hırsız gibi" siteyi terk edip, gitmişler.
***
"Yandaki sitenin bahçıvanı" onları görmüş.
Ama "bana ne" diye sırtını dönmüş.
Ve "bütün bu olup bitenler" gizli kameraya alınmış.
Şimdi Antalya'da "sinemalarda" gösteriliyor.
Yerel TV'de yayınlanıyor.
***
Vali Alaaddin Yüksel:
- Bu işin o kadar çok faydası oldu ki anlatamam.