Hastane odasında SABAH Gazetesi vardı.
Doğru dürüst tutamıyor.
Okuyor mu, resimlere mi bakıyor, o da belli değil.
"Sana 2 şey söyleyeceğim" diyor.
- Senin yazılarının arasına karikatür lazım... Ben çizeceğim.
"Salı günü saat 16.00'da evde bizi bekleyeceğini" söylüyor.
Ah Nejat Usta ah!..
Ne kalem tutabilmesi mümkün.
Ne karikatür çizebilmesi.
Ama o öylesine istekli ki.
***
Nejat Uygur "gelelim ikinci meseleye" diyor:
- Ben 26 ay askerlik yaptım.
- Subay çocuğuyum, iyi askerdim.
- Keskin nişancıydım.
- Genelkurmay Başkanı Yaşar Paşama söyle... Attığımı vururum... Beni askere alsın... Operasyona yollasın.