Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BURHANETTİN DURAN

Mayıs 2023 seçimlerini Mart 2024 yerel seçimlerine bağlamak

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Yakın dönem siyasi hayatımızın en kritik seçiminin üzerinden 5 hafta geçti. Ancak etkilerini yoğun şekilde tartışmaya devam ediyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim zaferinin akşamında 2024 Mart yerel seçimlerinde İstanbul ve Ankara'yı almayı hedef olarak göstermişti. Yepyeni bir kabine kuran Erdoğan, partisini yeniden seferber ediyor. Önümüzdeki yerel seçimlerde 1994 başarısı gibi bir milat arayışında. Muhalefet partileri ise "ağır yenilginin" dağınıklığı içerisinde. CHP, İyi Parti ve HDP/YSP muhasebe, değişim, kurultay ve yerel seçimlerde ittifak konularını partilerine ve olası müttefiklerine "zarar" vermeden yürütmeye çabalıyor. Muhalefet içi hesaplaşmanın yerel seçimlerin yaklaştığı olgusu ile yürüdüğü söylenebilir. Dağınıklık artıyor ancak bir araya gelmeyi engelleyecek ölçüde karşılıklı sert suçlamaların oluştuğunu söyleyemeyiz.
CHP'de Kılıçdaroğlu'nu baskılayan lider değişimi tartışması, Akşener'in CHP'den 15 vekil isteme pişmanlığı, HDP'nin her ilde aday çıkarma açıklaması, Babacan'ın helal 15 vekil söylemi ve Karamollaoğlu'nun CHP listesinden seçime giren partilerin CHP'ye yüzde 7-8 oy getirdiği iddiası gibi hususlar muhalefetin Mart 2024'te bir araya gelemeyeceğini göstermiyor. HDP ve İyi Parti'nin daha iyi pazarlık peşinde olması kuvvetle muhtemel. Bu sebeple "Muhalefetin dağınıklığına bakarak AK Parti rehavete düşmemeli" argümanı isabetli. Mayıs 2023 seçimlerinde İstanbul ve Ankara'da Kılıçdaroğlu'nun daha fazla oy alması bu belediyeleri kazanmanın kolay olmadığını gösteriyor. Erdoğan'ın ilçe bazlı detaylı çalışmalar yaptırmasını bununla irtibatlı anlamalı.
Yaz aylarına rağmen siyasetin gündeminin hâlâ yoğun olması Mayıs 2023 seçimleri ile Mart 2024 seçimlerinin birbirine bağlanması ile alakalı. Hem iktidar hem muhalefet bu olguyu besliyor. AK Parti, cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimlerindeki başarısının havası ile yerel seçimleri karşılamaya hazırlanıyor. Pozitif bir ivmelenme içerisinde mayıs ve mart arasında süreklilik kuruyor. Muhalefet ise ister bilerek ister çaresizlikten aynı şeyi yapıyor. Değişimi de mevcudu korumayı da "Yoksa yerel seçimleri kaybederiz" argümanı ile birlikte tartışıyor. Ne hesaplaşmayı ve muhasebeyi gerektiği şekilde yapabiliyor, ne ortak politika ve vizyon belirlemeyi konuşabiliyor ne de eski müttefiklerini kaybetmeyecek bir söylem üretebiliyor. Bu tam bir sürüklenme hali.
CHP çevrelerinde "lider, politika ve ideoloji" değişimi üzerinden yürütülen tartışmalar sinerji ve ortak vizyon oluşturma doğrultusunda ilerlemiyor. Ekim ayına kadar CHP'de devam etmesi beklenen bu kaynama Millet İttifakı partilerinin ve HDP'nin CHP'den isteyeceklerinin listesini kabartıyor. Zira mayıs yenilgisinin de etkisiyle Mart 2024 seçimlerinde CHP'den daha fazla fedakârlık yapması beklenecek. 39 milletvekilini küçük sağ partilere verdiği gibi bazı CHP belediyelerini diğer muhalefet partilerine önermesi gerekecek. Yeni fedakârlıklar Kılıçdaroğlu'nu (değişirse yeni genel başkanı) yıpratıcı etkide bulunacak. Muhalefet partilerinin Mayıs 2023 gibi bir araya gelmemesi durumunda kolaylıkla Erdoğan'ın bahsettiği 1994 gibi bir milat oluşabilir. Gelmeleri durumunda bile Cumhur İttifakı'nın muhalefetin elindeki belediyeleri kazanma imkânı yüksek görünüyor. Mayıs ile martın birbirine bağlanması iktidarın lehine, muhalefetin aleyhine. Muhalefet ortak aday tartışmasında yaptığı hatayı bu defa "muhasebe- değişim-kurultay-yerel seçimler" anaforunda tekrar ediyor. Önceki performansa kıyasla bu anafordan sinerji, ortak vizyon ve etkili aktörler çıkarmanın pek mümkün olmadığı ortada.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA