Uzun boy genellikle tercih edilen bir fiziki özelliktir. Ancak konu güldürü dizisi olunca, 'uzunluk' bir anda dezavantaja dönüşür.
atv'nin yeni dizisi İstanbul'un Altınları'nın tek kusurunun 'boyu' olduğunu düşünüyorum.
Eğer bu dizi, dünyadaki örnekleri gibi 40 dakika olsaydı, vallahi tadından yenmezdi. Ama yanlış reklam tarifesi nedeniyle, bölüm maliyetini kurtarmak adına, içinde ha bire reklam kuşağı açma zorunluluğu, dizinin boyunu gereksiz yere uzatıyor işte...
Oysa muhteşem bir kadrosu var. Haluk Özenç hiç de fena yazmamış, ki bizim memlekette komedi dizisi yazabilecek kapasitede kalem sayısı parmakla gösterilecek kadar azdır. Ama komedi yazarları bizim ülkemizde ne yazık ki 1.5 saat boyunca ekran başındaki insanları sürekli güldürmek gibi bir 'imkansızı' başarmak zorundalar.
Kadro gerçekten de mükemmel... Bir-iki yan rol dışında tüm karakterler, oyuncuların üzerine 'cuk' oturmuş. Haluk Bilginer ile Demet Akbağ'ın oyunculuklarına diyecek sözüm yok. Ama Bilginer acaba üstün oyunculuk yeteneklerini fazla mimik kullanarak ve karakteri çokça karikatürize ederek azıcık heba mı ediyor diye düşünmeden de edemiyorum. Demet Akbağ'ın canlandırdığı, İtalya'da eğitim görmüş opera sanatçısı ise bana fazla eli maşalı, fazla mahalleli gibi geldi. Azıcık snob olsa daha mı iyi olacak ne?
Gürgen Öz'ü zaten beğenirim. Zamanla, arızalı içgüveysi rolünün içine daha çok girip gelecek bölümlerde iyice büyüyeceğine şahit olacağız gibi... Salih Kalyon ve Ani İpekkkaya da döktürüyor. Özellikle de Saadet rolündeki İpekkaya, ABD sit-com'ları ayarında bir oyun tutturmuş.
Defne Yalnız, ister istemez Kaynanalar'ın 'Döndü'sünü çağrıştırıyor. Ama tecrübesiyle öyle dozunda oynuyor ki, 'Üstün oyunculuğun bir karakteri ezip yok etmemesi, aksine koruyup kollaması' konusunda adeta konservatuvar dersi veriyor. Ayşegül rolündeki Funda Eryiğit de son derece doğru bir seçim olmuş.
İki yıl önce Altın Portakal'da izlediğim Uzak İhtimal ile isminin yanına çentik atıp "Müthiş bir oyuncu geliyor" diye yazdığım Nadir Sarıbacak ise Fahri rolünde tek kelime ile harikalar yaratıyor.
Çocuklar Duymasın ve Yahşi Cazibe'den sonra İstanbul'un Altınları'nın da mayası tuttu gibi... Belli ki yeni sezonda gülmek isteyen, atv'nin kapısını tıklatacak.