Türkiye'nin en iyi haber sitesi
YÜKSEL AYTUĞ
YÜKSEL AYTUĞ

Eurovision rezilliği

Birkaç yıldır protesto ettiğimiz için katılmadığımız 'nı pazar gecesi İtalyan Rai Uno kanalında seyrettim. Gördüm ki, bıraktığımız yerde otluyorlar. EBU (Avrupa Yayın Birliği) daimi üyeleri ülkeler diledikleri gibi at koşturuyor. Yine , Yunanistan'a, onlar da Kıbrıs Rum Kesimi'ne en yüksek puanı verip ıslıklanıyorlar. Baltık ülkeleri birbirlerini, eski Rus cumhuriyetleri de 'babalarını' kollayıp duruyor. Neyse ki en sonunda izleyicilerin gönderdiği SMS'ler puanlamaya ekleniyor da biraz olsun adalet tecelli ediyor. Aksi halde açık ara yarışmanın en iyi şarkısının sahibi Hollanda üçüncü olacak, Rusya ve İsveç berbat şarkılarıyla ilk sıraları alacaklardı. Allah'tan, kendilerini diplomasiden soyutlamayı başarabilen sağduyulu izleyiciler vardı da Hollanda hak ettiği birinciliği aldı. Bana göre yarışmaya katılan en iyi beş şarkıdan biri olan, Serhat Hacıpaşalıoğlu'nun adına seslendirdiği 'Say Na Na Na' ise diğer ülke jürileri tarafından yalnız bırakıldığı için ancak 20'nci olabildi.
İsrail'in kentinde düzenlenen yarışmaya damgasını vuran ise sahnedeki Filistin bayraklarıydı. Önce, sahnede kısa bir şov yapan Madonna'nın dans grubundan birinin sırtında Filistin bayrağını gördük. Ardından kuliste puanlarını bekleyen İzlandalı Hatari grubu üyeleri, çıkardıkları Filistin bayraklarını sallamaya başladılar.
Eurovision Şarkı Yarışması'nın giderek yozlaştığını gözlemliyorum. Farklı cinsel kimliklerin altı kalın çizgilerle çiziliyor, hatta insanların gözünün içine sokuluyor. Kaba sakalının altına bikini benzeri bir kıyafet, file çoraplar ve topuklu ayakkabılar giyerek sahneye çıkan Conchita Wurst adlı şarkıcının sözde şovu tek kelime ile iğrençti. Görünen o ki yarışma, gündemde kalabilmek için belli lobilere şirin görünmeye muhtaç hale gelmiş. Diyeceğim o ki, böyle bir rezilliğin içinde iyi ki yokuz. Protestoya devam...



MADONNA BİTMİŞ
Hem de ne bitmiş... Yarışmanın ağır konuğu Madonna, sahnede iki şarkı söyledi. Onca şarkı yarışmasında jüri üyeliği yaparken türlü garabetler dinleyen kulaklarım hiç bu kadar eziyet görmemişti. Hele ilk şarkıyı baştan sona detone okudu. Tizlerde sesi adeta içine kaçtı. Kondisyon düşüklüğü nedeniyle eskisi gibi dans edemiyordu. Biraz hareketlense hemen nefes nefese kalıyor, sözlerin sonunu getiremiyordu.
Madonna'ya akıl verecek değilim ama yerinde olsam 'play back' bir jübile konseri ile hemen sahnelere veda ederdim...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN