Türkiye'nin en iyi haber sitesi
YÜKSEL AYTUĞ

Yalnız Kurt’tan anlamlı mesajlar

Atv'nin kısa sürede büyük tiryakilik yaratan dizisi Yalnız Kurt, hem yakın tarihin gizemlerine ışık tutuyor hem de bir decoder gibi Türkiye düşmanlarının yıllardır çevirdiği entrikaların gizli kodlarını çözüyor. Bu hafta da başını Amerikalıların çektiği şer ittifakının Kıbrıs Barış Harekatı'ndan bu yana sözde Türkiye'ye ders vermek için devreye soktuğu Kod: 74 adlı operasyon ile tanıştık.
Yalnız Kurt Altay Kurtoğlu ve arkadaşları, dış güçlerin tüm engellemelerine rağmen Türkiye'nin yerli ve milli hava savunma sistemi Yıldırım Projesi'nin hayata geçmesini sağlamışlardı. Bunu hazmedemeyen düşmanlar, adına Kod: 74 dedikleri yeni bir eylem planını devreye soktular. '74' sayısı ise 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'na bir göndermeydi. Flashback (zamanda geriye dönüş) sahnesiyle o yıllarda ABD Dışişleri Bakanı, Genelkurmay Başkanı ve CIA Başkanı'nın yaptığı toplantıya dönüldü. O görüşmede sözlerini dinlemeyip Kıbrıs'a asker çıkarmaya hazırlanan Türkiye'nin 'cezalandırılması' kararlaştırıldı. Uygulamaya konulan sinsi eylem planına göre ülkemizin hassas toplumsal faylarını tetikleyecek ve kaos yaratarak iç savaşa yol açacak faaliyetler için düğmeye basıldı. Türkiye'de yuvalanan uykudaki hücreler harekete geçirildi. Alevi ailelerin evlerine kırmızı çarpı işaretleri konuldu, kahvehaneler taranmaya başlandı. Sonunda 12 Eylül darbesiyle birlikte istedikleri düzeni oluşturmayı başardılar.
Günümüze dönüldüğünde benzer faaliyetlere çoktan girişilmişti bile. Bu kez yabancı düşmanlığı üzerine bir nefret hareketi başlatmak istediler. Boynuna Suriye bayrağı dolayan bir sözde sığınmacı, günahsız bir Türkü sokakta bıçaklayıp öldürdü. Başta İstanbul olmak üzere tüm Türkiye'de protesto gösterileri başlatıldı. Ayrıca bir iftar çadırına bomba konulması gibi dehşet ve nefret uyandıran eylemlere girişildi. 1974'deki plan yeniden uygulamaya konulmuştu...



Geçenlerde caddenin üzerine sandalye atıp, gelene geçene laf atarak, küfür eden bir Suriyeli sığınmacının yarattığı tehlikeli gerginliği haber bültenlerinde hep beraber izledik. Olay büyük infial yaratmıştı. Diziyi izlerken aklıma hemen o olay geldi. Aman diyeyim... Yalnız Kurt'un çaldığı alarmın sesine kulak verelim. Tarihinin her döneminde dara düşene kol kanat geren, her daim mazlumun yanında yer alan, misafirperverliği ile dünyaya nam salmış bir milletin bu üstün erdemlerini kaosa dönüştürmek isteyenlerin oyununa gelmeyelim. Düşmanın eline ne koz verelim, ne de ekmeğine yağ sürelim...

Odessa halkı uyandı
Rusya-Ukrayna savaşının daha ilk haftasında bu sütunlarda son derece iddialı bir şekilde "Ruslar Odessa şehrini alamaz" diye yazmıştım. Fikrimin kaynağı, izlediğim bir belgeseldi. Orada, bundan bir asır önce taş çıkarmak için kazılan ve adına katakomp denilen kilometrelerce uzunluktaki tünellerden söz ediliyordu. 1941 yılındaki Alman işgali sırasında Ukraynalı savunmacılar bu tünelleri sığınak ve korunak olarak kullanmışlardı. Ben de buradan yola çıkarak, bu katakompların 80 yıl sonra bu kez Ruslara karşı şehir savunması amacıyla kullanılabileceğinden söz etmiş, adeta Odessa halkına 'tüyo' vermiştim.



Çarşamba günü Deutsche Welle (DW) kanalının haber bülteninde gördüm ki, Ukraynalılar, Rusların en önemli hedefi olan Odessa'nın tünellerinde istihkam kurmaya başlamışlar.
Ee, boşuna "Aklın yolu bir" dememişler...

Gaf'let kürsüsü
Halk TV yorumcusu hukukçu Salim Şen, Atatürk Havalimanı'na kurulan pandemi hastanesi için "İşgal kuvvetlerinin yapacağı bir eylem" dedi.

Zap'tiye
Dondurma reklamlarına da cemre düştüğüne göre yaz kesin geliyor demektir.

Ne demiş?
"Kaçıranlar ve yeniden izlemek isteyenler için dünyaya gelmiş değiliz. Herkes vaktinin kıymetini bilsin." (Neler Oluyor Hayatta programına mesaj gönderen izleyicinin sözleri)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA