Herkeste bir endişe: "Bu yıl çok önemli bir şeyler olacak..." Kimse resmini çizemiyor, adını koyamıyor, tarifini yapamıyor ama nakarat aynı: "Bu yıl çok önemli bir şeyler olacak..."
Spiritüeller "Arınma yılından", "Boyut eşiğinden" ya da "Bilinç sıçramasından" filan söz ediyor. Ama bunlar muğlak tanımlamalar olmaktan öteye geçemiyor. "İyi de tam olarak ne olacak kardeşim?" diyorsunuz, kem küm ediyorlar.

Pesimistlere göre 2026, insanların felaketlerden felaket beğenme yılı. Mega depremler ve onları izleyen tsunamiler, güneş patlamaları ile felç olacak elektronik sistemler hatta uzaylı istilasının da aralarında bulunduğu çok geniş bir kasvet portföyleri var.
Askeri stratejistlere göre ise üçüncü dünya savaşı kendine küçük bir kıvılcım arıyor. Onu da bu yıl bulacak. Baksanıza, İtalya'nın başbakanı bile "2025 çok zordu ama merak etmeyin 2026 daha zorlu olacak" deyiverdi durup dururken...
Gazze'de hâlâ çocuklar ölüyor, Sudan'da insanlar parça parça ediliyor. İsrail, Ortadoğu'da canının istediğini, ABD, Güney Amerika'da petrolü ve altını olan her ülkeyi vuruyor. Sırada ise İran var.
Dünya nüfusunun yüzde biri, ekonomik ve siyasi olarak kalan yüzde 99'una hükmediyor. İnsanlar; sapkın tarikatlar tarafından öldürülüp, hamburger köftesine karıştırılan çocuklardan söz ediyor.
Zaten bu dünyaya olan olmuş, daha neyin olmasını bekliyoruz ki?..
Altay'a çok yakışacak
Bu fotoğrafa iyi bakın. Orada Türkiye'nin ilk yüzde 100 yerli üretim tank motoru Batu'yu görüyorsunuz. Hammaddesinden proje mühendisliğine, elektroniğinden üretimine kadar tamamen Türkiye'nin eseri. Şimdi onu alıp Altay tankımızın içine koyacağız. Ve... Kimseye muhtaç olmadan, hiçbir ambargodan etkilenmeden yüzlerce tank üreteceğiz.

Zamanında bize tank motoru satması için Almanya'ya yalvar yakar olmuştuk. Vermediler... "Kötü komşu, kiracıyı ev sahibi eder" ya, biz de daha iyisini yaptık.
Almanya'da tank motorları üzerine ihtisas yapan, Alman tank birliklerinin efsane komutanı Rommel'in "İkinci Dünya Savaşı'nda Afrika'da savaşırken sen yanımda olsaydın, savaşı biz kazanırdık" dediği merhum Başbakan Necmettin Erbakan'ın ruhu şâd olsun. Keşke motorunuzun adını Batu yerine "Erbakan" koysaydık...
Bunu da biz yaptık
Müthiş habere, kuytu haber sitelerinde rastladım. Kimyager Yücel Kaynak, Samsun Teknoloji Geliştirme Merkezi'nde (TEKNOPARK) 6 yıl önce hızlı buz ve kar çözücü formülü geliştirmek için bilimsel çalışmalara başladı. Uzun süren araştırmaları sonucu Kaynak, çevre dostu ve eksi 45 dereceye kadar buz ve karı 20 dakika içinde çözebilen özel formüllü granül üretmeyi başararak ürettiği ürüne "Buz Yak" adını verdi.

Hem buzu eriten, hem 48 saat boyunca buz oluşumunu engelleyen, sonra da araçlara ve doğaya zarar vermeden buharlaşan özel formüllü "Buz Yak", Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nden onay aldı.
Mucize ürün şimdiden Kanada, Rusya ve İskandinav ülkelerinden talep aldı.
Gaf'let kürsüsü
Aydın'da bir kasap, "Babamın hayrına" diyerek domuz etinden yaptığı kavurmayı cami çıkışında vatandaşa dağıttı.
Zap'tiye
Meğer milleti yoldan çıkaran magazin güllerinin "pozitif" yanları da varmış! Adli Tıp söylüyor.
Ne demiş?
Uyuşturucu testi pozitif çıkan Aleyna Tilki'nin avukatı: "Müvekkilimin, kamusal alanda soluma ve saça sinme şeklinde pasif maruziyete uğradığı kanaatindeyiz."