Diyelim ki ekranda program sunarken kendinizi daha genç ve güzel göstermek için sürekli filtre kullanıyorsunuz. Ya da photoshop'lamadan fotoğrafınızı paylaşmıyorsunuz. İlk başlarda sizi rahatlatan bu "hile" daha sonra bir "tutsaklığa" dönüşüyor. Normal kameralara filtresiz yakalanmamak için dışarı çıkmıyor, kendinizi asosyal bir hayata mahkûm ediyorsunuz.

Eminim, ben bunları yazınca gözünüzün önüne bazı "filtre mahkûmları" gelmiştir. Ya da yakın çevrenizde sırf gerçek görüntüsünü saklamak için kendisini ev hapsine alan bir tanıdığınız vardır.

Bence bu da dijital çağın başımıza musallat ettiği psikolojik rahatsızlıklardan biri. Bunun tıpta bir ismi var mı bilmiyorum ama ben ismini koydum işte: Filtre mahkûmları.
Gerisini psikolog ve sosyologlara bırakıyorum.

335 bine Tesla ev
Elon Musk'ın Tesla'sı otomotivden sonra şimdi de aynı sıçramayı emlak sektöründe yapmaya hazırlanıyor.
Tesla'nın "Komplike Ev" olarak bu yıl piyasaya süreceği "Tiny House" şeklindeki konutların özelliği, kendi kendine yetiyor olması. Güneş enerjisi kullanıyor, yağmur suyunu hasat edip 1000 litresini depolayabiliyor, WiFi, internet, akıllı ev teknolojisi, güneş sistemli ısınma ve 24 saat sıcak su kullanımı ile geleneksel şebekelerin hiçbirine ihtiyaç duymuyor. 7789 dolar yani yaklaşık 335 bin lira fiyatla satışa sunulacak 23 metrelik kabinler, modüler yapıları sayesinde yatay ya da dikey olarak birbirine eklenebiliyor.
Cep telefonunda Musk, bilgisayarda Musk, sosyal medya sağlayıcısında Musk, otomobilde Musk ve şimdi de evde Musk. Peki, eli hep şalterin üzerinde duran Elon Musk tarafından bu kadar "kuşatılmaya" cesaretiniz var mı?
İşte asıl mesele de burada...

Reklamcılar Teoman'ı keşfetti
Rock şarkıcısı Teoman bu aralar ikinci doğuşunu kutluyor gibi. Birbiri ardına üçüncü reklam kampanyasını yürüten Teoman'ı yıllar sonra keşfeden reklam camiasına "Günaydın" diyorum.
Teoman'ın cazibesine gelince: Bence o kalender, üşengeç, tembel, dünya yansa bir tutam otu yanmayacak halleri ona çok yakışıyor. Hatta şu koşturmalı dünyada hepimiz ona benzemek isteyip de bir türlü başaramıyoruz.
Peki rol model mi olmalı? Asla!.. Ama onda herkesi cezbeden bir şeytan tüyü var işte. Onun bu cezbedici "kuytuluğu", şu fırtınada başını sokacak yer arayan insanımıza iyi geliyor sanırım.

Ne yaptın Hande?
Zevkler ve renkler tartışılmaz ama Show Ana Haber sunucusu Hande Bayraktar'ın pazartesi akşamı seçtiği kıyafet hariç...
Bülten başlarken takvime bakmak zorunda kaldım, 23 Nisan mı geldi diye... Zira Hande'nin kıyafeti bizim dönemimizde kız öğrencilerin giydiği siyah ilkokul önlüğünün tıpkısıydı.
Diyelim ki Hande boş bulunup böyle bir tercihte bulundu. İyi de etrafında "Ne yaptın? Bu komik elbise ile mi çıkacaksın?" diyecek biri de mi yoktu?
Ben olsam kendimi o stüdyoda artık hiç güvende hissetmem.

Gaf kürsüsü
Show Haber'de İzzet Günay'ın cenazede bayılma haberi verilirken ekrana Ekrem Bora'nın fotoğrafı verildi.

Zap'tiye
PKK'lı teröristler Kamışlı'da kendi paçavralarını indirip yerine Barzani yönetiminin (İKYB) bayrağını astılar. Daha önce de sırasıyla Rus, ABD ve İsrail bayrağı asmışlardı. Allah hiçbir milleti, başkalarının bayrağına muhtaç etmesin!
Ne demiş?
"Öyle fakirim ki, vapura bindiğimde martılar bana simit atıyor." (Sanal medyadan)