İstemezükçü seküler tayfa yine "sıkıyönetim bildirisi" yayınlayıp altını imzaladı. Bu sefer de okullardaki ramazan etkinliklerine bozulmuşlar.
Ramazan etkinliği denilen ne? İlkokul öğrencileri takma bıyıkla ramazan davulcusu olup, mani okumuşlar. Üstelik arkalarındaki kocaman Mustafa Kemal Atatürk ve Türk bayrağı eşliğinde... Hepsi bu!

Yahu burası Müslüman bir ülke değil mi? Çocuklara ramazanın, oruç tutmanın faziletlerini okulda anlatmayacağız da ne yapacağız? Yılbaşında nasıl tüm çocuksu masumiyetleri ile çam ağacı süslüyor, okulu donatıyorlarsa, ramazanın huzur veren barışçıl iklimini de soluyacaklar elbet, ne var bunda? Cadılar Bayramı'nda şeker toplamak için kapıları dolaştıklarında nasıl kıyamet kopmuyorsa, aileleriyle birlikte teravih namazına gittiklerinde de yer yerinden oynamaz, merak etmeyin. Ayrıca, kimse onlara zorla başlarını örttürüp, oruca zorlamak için okul yemekhanelerini kapatmıyor. Bizim ülkemizde çok şükür ki herkes düşüncesinde, ibadetinde, eğitiminde tam bir özgürlük yaşıyor. O sizin müptelası olduğunuz düşünce tarzı, üniversitelerdeki ikna odalarında muhafazakar kız öğrencilerin başları zorla açtırıldığı günlerde kaldı. Keşke o dönemde buna karşı çıkan bildiriler imzalasaydınız. Ama nerdeee? Derdinizin "bağcıyı dövmek" olduğu o kadar açık ki... Zaten öyle olmasa Atv'nin dizisi Aynı Yağmur Altında'daki domuz yemeği sahnesini ters yüz edip, her zaman yaptığınız gibi yaşam tarzlarının arasına mayın döşemezdiniz.
Eminim, o sahneyi içinizden bir kişi bile baştan sona izlemedi. Alayınız, kulaktan dolma bilgilerle, trollerin yaptığı ayrıştırıcı propagandanın peşine takıldınız. O sahnede seküler ailenin kötü niyetli annesi Tülin, Katolik geline jest olsun (!) perdesi arkasına sığınıp, hoşgörüyü kendi planına alet ederek provokasyon yapmak istedi. Ama buna ilk karşı çıkan, tepki veren yine kendi ailesinin fertleri oldu.
Sahne; son derece birleştirici, uzlaştırıcı ve nahif bir mesaj içermesine rağmen anlamaya ya aklınız, ya yüreğiniz yetmedi...
Kutsal değerleri kirletmeyin!
Uzun yıllar televizyon sektöründe yönetici pozisyonunda mesai yapan değerli dostum Oğuz Koloğlu söyleyince benim de dikkatimi çekti.
Mafya dizilerinde her türlü kanunsuzluğun içinde yer alan tiplerin ağzından Allah, din, kitap eksik olmuyor. "Selamün Aleyküm" diye selamlaşıp, ayrılırken "Allah'a emanet ol" diye vedalaşıyorlar.
Bizim Oğuz son olarak bir dizide adam öldürmek için yola çıkan ekibin "Allah utandırmasın" demesi üzerine beni arayıp isyanını dile getirdi. Yerden göğe haklıydı. Senaryo gereği çekirdek çitler gibi adam öldüren, uyuşturucu kaçakçılığı yapan, kadın pazarlayan eşkıyaların kutsal değerlere verdiği bu büyük zararın kimse farkında değil mi?
Ramazan yanlışları
Hep yazıyorum ama aynı yanlış her ramazan ayında tekrarlanıyor ne yazık ki.
İftar "açılmaz", İftar "yapılır." Açılan şey oruçtur, iftar değil. Gelin görün ki, özellikle sahadan canlı yayın yapan muhabir arkadaşlar sürekli bu yanlış ifadeleri kullanıyorlar.
Lütfen biraz daha dikkat!
Zap'tiye

Gaf kürsüsü
"Mübarek on bir ay geliyor." (Atv Hafta Sonu Kahvaltı Haberleri'nde İbrahim Sadri'nin dil sürçmesi)
Ne demiş?
"Şiir istiyorsan önce bir şairi kendine aşık edeceksin. Şair olmak istiyorsan şiir gibi seveceksin." (Anonim)