Kışlık diziler ve programlar yavaş yavaş ekrandan elini eteğini çekerken, yaz ekranında izleyicinin yeni adresi belli oldu: Var mısın Yok musun?
Yıllar önce Acun Ilıcalı'nın sunumuyla ekranlara gelen yarışma bu kez Esra Erol sunuculuğunda Atv ekranlarında izleyiciyle buluştu.

Öncelikle şunu söyleyeyim: Atv ekranının gündüz kuşağı sunucuları, yılların deneyimiyle müthiş bir meleke edindiler. Bırakın yarışmaları, artık ana haberi de sunabilirler, maç da anlatabilirler. Esra Erol da ilk programda sanki yıllardır bu programı sunuyormuş gibi rahat ve özgüvenliydi.
Yarışmacı seçimlerini de son derece isabetli buldum. Türkiye paneli tam olarak ekrana yansıtılmıştı. Eminim bu ekip içinden yeni ekran starları çıkacaktır.
Dünyanın bu "zamansız" yarışmasının heyecanı yıllar geçse de hiç bitmeyecek gibi görünüyor.
Bana soracak olursanız, ben "Varım."

Nerede kaldı müşteri gizliliği?
Köşemizin en eski, en vefalı ve en üretken okurlarından sevgili dostum Hakan Eracun o esprili üslubuyla yine nokta atışı yapmış:
Bir kart firmasının reklamında Hakan Çalhanoğlu bir otelin lobisine giriyor. O sırada ön büro müdürü telefonla görüşüyor ve lobi kalabalık ama Hakan Çalhanoğlu'nun kredi kartıyla bir ödeme yapması gerekiyor. Ön büro müdürü olayı görüyor, telefonla konuştuğu adama ve oradaki herkese yüksek sesle Çalhanoğlu'nun ne yaptığını anlatıyor. Tüm otel personeli ve lobide oturan müşteriler olayı duyup ödeme bitince çılgınlar gibi seviniyor.
Müdür, aslında gizli kalması gereken bir işlemi herkese ilan ediyor. Garip olan ise bankacılık işlemlerinin gizliliğini en çok koruması gereken kart şirketinin bunu reklam olarak kullanması. Daha da garibi BDDK'nın ya da RTÜK'ün bunu görüp müdahale etmemesi. Reklam oynarken hızlı bir alt yazı ile bankacılık işlemlerinin gizliliği ile ilgili bilgi verilmemesi de cabası. Asgari ücret ile otelde günlük 12 saat çalışan bellboy'un neden sevindiği konusuna ise girmek bile istemiyorum."

Yaşlılara ehliyet eziyeti
Köşemizin demirbaşlarından değerli dostum Muharrem Akduman yine önemli bir toplumsal meseleye parmak basmış:
"Yüksel'ciğim günaydın, süresi dolan sürücü belgesini yenilemek o kadar zor ki... Yeni bir sürücü belgesi almak vallahi daha kolay! Nüfus Müdürlüğü'nden randevu, Sağlık ocağına müracaat öncesi 5 sayfalık bir formun doldurulması, sağlık ocağından randevu, rapor almak, biyometrik fotoğraf çektirmek, bankaya 2115 TL para yatırmak ve yine Nüfus'tan randevu almak... Sıra beklerken, vatandaşın birinin şöyle yakındığını duydum: 5 sayfalık formda 'Sık idrara çıkar mısınız?' sorusuna 'Evet' demiş ve işlem yarım kalmış. Oysa, diyor ki: 'Ben araç kullanmadığım zamanlarda bira içerim, onu kasdettim!!!'
Velhasıl çok zor, çok... Sevgiler."
Gaf kürsüsü
Okurumuz Mesut Utku'nun tespiti: Habertürk'te Ukrayna'da yıkılan ünlü Irpin köprüsü için muhabir diyor ki; "Rusları durdurmak için Ukrayna kendisi patlattı." Biraz sonra CNNTürk'te aynı haber ama bu sefer muhabir "Köprüyü Ruslar patlattı" diyor. Hangisini isterseniz onu seçin...
Zap'tiye
Ekmeği bir şekilde buluruz. Bize asıl lazım olan: Askıda vicdan. Askıda edep. Askıda hoşgörü.
ne demiş?
"Dizinin adı Daha 17 ama içerik +18. Gençleri fuhuşa itmek için denemedikleri yol kalmadı. Gençleri koruyun!" (Okurumuz Cihan Ramoğlu'nun yorumu)