Ünlü besteci ve davulcu Murat Yeter'in YouTube kanalında Oktay Kaynarca ile yaptığı röportajdan gazeteler için bir haftalık malzeme çıktı. Dostlukları uzun yıllara dayanan ikilinin ağzından çıkanlar herkesi hayrete düşürdü.
Yıllar önce ünlü bir gece kulübünde buluştuklarında Murat Yeter'e albüm teklifi yaptığını kahkahalarla itiraf eden Oktay Kaynarca, o günleri şu sözlerle anlattı:

"Murat'a 'Bana türkü albümü yapar mısın?' dedim. O zamanın hevesi, büyük hadsizlik ve özgüven! Az kalsın türkücü olacakmışım ama oyuncu olmuşum."
Canlandırdığı efsanevi karakterlerin ölüm sahnelerinin ardından her yıl gıyabında cenaze namazı kılınan ve helva dağıtılan Kaynarca, bu konudaki şaşkınlığını da şu sözlerle dile getirdi:

"Ölemedim abi ben, bir türlü ölemiyorum! Çakır karakterinin öldüğü tarih olan her 8 Nisan'da ortalık karışıyor, kıyamet kopuyor. Sosyal medyada taziye mesajları yayınlanıyor. Allah'a bin şükür, iyi ki bu işleri yapmışız, geriye çok güzel anılar kaldı."
Lise yıllarında başarısız bir öğrenci olduğunu ve ailesinin kendisini disipline etmek için kamyon fabrikasına verdiğini söyleyen Kaynarca o macerasını da şu sözlerle anlattı:
"Kamyon fabrikasında elektrik hattında işe girdim. Tulumları giyip 6 ay çalıştım. Ama yaptığım gırgır şamata yüzünden banttan kamyon çıkmıyordu, iş yürümüyordu. En sonunda 'Alın bunu buradan' diyerek beni kovdular. Allah'tan da kovmuşlar; o gün bir karar vermem gerektiğini anladım ve konservatuvar sınavlarına girdim."
Kaynarca, yine o yıllarda düğün salonlarında "şipşak fotoğrafçılık" yaptığını, filmleri karanlık odada sigara ışığı yardımıyla yıkayıp basarak harçlığını çıkardığını da sözlerine ekledi.
Oosterwolde gitmeli
Fenerbahçe'nin sol kanat savunucusu Jayden Oosterwolde'yi uzun süredir dikkatle takip ediyorum. Şu anda ismi, kadroda kalıp kalmayacağı belirsiz futbolcular arasında geçiyor. Ben takımın başında olsam bu futbolcuyu tereddüt etmeden gönderirdim. Bunun iki sebebi var:
Birincisi. İstikrarsız oluşu. Bir maç iyi, bir maç kötü olanın bu saatten sonra Fenerbahçe'de işi olmamalı. Ayrıca, antrenmanda iyi olup, maçta "su satan" oyuncu, bir teknik direktör için büyük risktir.

İkinci olarak Oosterwolde'nin asabiyet katsayısının giderek yükseldiğini gözlemliyorum. Özellikle de hakemlerle iletişimi hiç iyi değil. Hemen her maçta itirazdan kart görüyor.
Fenerbahçe'nin yeni sezondaki yüksek idealleri adına bu "zaman ayarsız bombanın" hemen imha edilmesinde fayda var.
Hiç fena olmazdı (!)
Bir sanal medya kullanıcısının paylaşımı geçen hafta viral oldu:
"Cumhurbaşkanı: Ekrem İmamoğlu. Ulaştırma: Mansur Yavaş. Hazine ve Maliye: Haluk Levent. Adalet: Feyza Altun. Milli Eğitim: Oğuzhan Uğur. Dışişleri: Oğuzhan Uğur. Çevre ve Şehircilik: Lâl Denizli. Kültür: Manifest Grubu.
Aile Bakanlığı: Özkan Yalım.
Güzel olmaz mıydı?"
Gaf kürsüsü
Show Ana Haber'deki altyazıyı görünce aklım çıktı: "72 karısını av tüfeği ile öldürdü." Meğer "72 yaşındaki karısını" yazmak istemişler!

Zap'tiye
Feminizm kocayı buluncaya, komünizm parayı buluncaya, ateizm uçak sallanıncaya kadardır. (Sanal medyadan)
Ne demiş?
Okullar kapandı, karısını köyüne ya da yazlığa gönderen kocaların "Evliyim ama ayrı yaşıyorum" sezonu açılmıştır... (Sanal medyadan)