Bir kaza ya da travmatik olay sonrasındaki olumsuz görüntüyü düzeltmek yerine beğenmedikleri organlarını değiştirmek isteyenler yapay zekadan destek alıyorlar.
Ancak estetik işlem sonrasında nasıl görüneceğine dair aldıkları bu "yapay görsel", estetik hekimleri ile hastaları karşı karşıya getiriyor.
Estetik işlemlerin toplumda artık çok daha kabul edilebilir bir yerde durduğunu hatırlatan Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Ekrem Keskin, "Ancak gelinen nokta bu tahammül sınırını zorluyor. Aynaya baktığında bir organını beğenmeyen kişi, yaptırmak istediği tahmini değişikliği önce kafasında belirliyor. Sonra hayatımızın her yerine dahil olan yapay zeka giriyor devreye" diyor.

Yapay zekaya estetik ameliyat sonrasında nasıl görüneceğini soran kişilerin büyük yanılgı yaşadığını vurgulayan Keskin, "Birebir aynı sonuçları alacaklarını sanıp kendi fotoğraflarını yüklüyorlar ve istedikleri işlemi tarif ediyorlar. Yapay zeka onlara sözde estetik işlem yapılmış hali sunuyor. Ancak bu fotoğraf hekimleri zorda bırakacak hileler taşıyor. Çünkü yapay zeka sadece estetik işlem düşünülen organa değil, yüzdeki diğer organlara da müdahale ediyor. Psikolojik olarak yapay zekanın kendisine verdiği görsele ulaşamayanlar tatmin duygusu yaşayamıyor. Aynı görsele birebir ulaşacağını sananlar hayal kırıklığı yaşamış oluyor. O yüzden hiç kimse istediği estetik işlemi yapay zekayla belirlemesin" diyerek bu operasyona niyet edenleri uyarıyor.
Aramızdaki büyük fark
Japonya, dik beton duvarlara sahip sulama ve drenaj kanallarına düşen yabani hayvanların (rakun, kaplumbağa, ördek ve benzeri canlılar) boğulmasını önlemek amacıyla suya uzanan metal kaçış rampaları ve doğa dostu altyapı tasarımları uyguluyor. Amaç; düz ve yüksek beton kenarlar yüzünden sudan çıkamayan hayvanlara güvenli bir tırmanma yolu sağlamak.

Rakunlar, kaplumbağalar ve kuşlar gibi pek çok küçük canlının hayatını kurtaran basit ama etkili bir mühendislik çözümü.
Bunu görünce Bebek sahilinde boğulan kişinin ardından bir vatandaşın haber bültenindeki serzenişi aklıma geldi:
"Belediye buradaki merdiveni kaldırmasaydı adam yaşayacaktı. Çıkacak yer bulamadı."
Ah şu mükemmeliyetçilik...
Bazı şarkılar vardır, "klasik" veya "zamansız" kelimeleri bile onları tanımlamaya yetmez. Merhum Müslüm Gürses'ten dinlemeye alışkın olduğumuz "Tanrı İstemezse" adlı beste de öyle. Ne zaman dinlesem, adeta boyut değiştiririm.
Şarkının sözleri Ali Avaz'a, müziği ise Mustafa Sayan'a aittir. Gelin görün ki, yıllardır keyifle dinlediğim şarkının sözlerinde bir anlatım hatası olduğunu geçen hafta fark ettim.
Şarkıda "Sen Tanrı mısın beni öldürdün, eşime dostuma beni güldürdün" deniliyor. Oysa doğrusu "Sen Tanrı mısın beni öldürdün, eşimi dostumu bana güldürdün" olmalıydı.
Şimdi o bölüm geldiğinde şarkının duygusundan anında çıkıveriyorum.
Allah kimseyi "mükemmeliyetçi" yapmasın. Zor, vallahi çok zor...
Gaf kürsüsü
"Rabbim nasip etti sonunda travestilere geldik!" (Teyze Pamukkale'den tatil paylaşımı yapmış)

Zap'tiye
Gel de inan...

Ne demiş?
"Kadın; kocası fakirken, adam; karısı hastayken, kardeş; mirası bölüşürken, arkadaş; darda iken, evlat; evliyken anlaşılır." (Sanal medyadan)