Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yogi Adnan, tam adıyla Adnan Çabuk, Türkiye'nin ilk yogisidir. Şimdiki gibi mahalle arası, bir yürüme bandı ve bir kondisyon bisikletinden ibaret spor salonları bile 'yoga' derslerine başlamadan, ta 70'li yıllarda Adnan Çabuk, Türkiye'ye yogayı getirmişti. Anlattıklarına bakılırsa, onun savunduğu ve öğrettiği metod, şu anda etrafta yapılan 'daha fiziksel, bir nevi spor gibi görülen' yogadan çok, işin spiritüel, rahatlamaya, mutlu ve sağlıklı olmaya yönelik tarafı.

HAVUZUN KENARINDA

Hep duyardım da, ilk kez 'Hırsız Var'ın ilk gününün ilk sahnesinde tanıştım. Sabah altı buçukta sete çağırmışlar. Filmin en önemli sahnelerinden biri. Seyredenler için, hani polislerin banka batıran patronun yalısını bastıkları sahne, ilk gün çekiliyor. Benim elim ayağım heyecandan soğumuş. Uykusuzluktan, sabah serinliğinden ve gerginlikten mütevellit hafif bir titreme! Yalının havuzunun kenarına, giydirip kuşatıp, kafama da peruk takıp, sepet gibi oturttular beni! Etraf bağırış çağırış içinde, ilk günün teknik koşuşturması, ışığı, şaryosu, osu busu. Bekledikçe geriliyor insan.

HEMEN ÖĞRETTİ

Ve fakat karşımda, yoga hocası rolünde, Türkiye'nin ilk yoga hocası Adnan Çabuk oturuyor. Daha doğrusu bağdaş kurmuş, gözlerini kapatmış gülümsüyor. Neden sonra "Hoşgeldiniz" dedi! Sanki dersine gelmişim gibi. Sonra, "Madem bekleyeceğiz, birşeyler öğreteyim bari" diye başladı!

BİR GEVŞEDİM...

Önce 'vücudun bütün hücrelerinin oksijen aldığı' nefesi öğretti. Nefesi burundan alıyor, önce karnınızı, sonra göğsünüzü dolduruyor, bir süre tutup bütün hücrelere varmasını sağlıyor ve önce göğüsten sonra karından tamamen veriyorsunuz. Söylenenlere göre bunu günde on defa yapmak, hem çok sağlıklı, hem çok rahatlatıcıymış. Nefesleri aldıktan sonra bende bir gevşeme, bir mutluluk baş göstersin! Hakikaten iyi geldi. Filmle ilgili ilk gerginliğimi, neredeyse tamamen attım. Vücudun enerji alıp ısınmasını sağlayan kısa kısa, çabuk nefeslere geçtik sonra. Karnınızı hızlı hızlı doldurup boşaltıyorsunuz, on onbeş kez.

NEFES ALMA YÖNTEMİ

Ardından ilginç birşey öğrendim. Burun deliklerinden biri, herkeste, hep kapalı olurmuş! Yani burunda eğrilik veya başka bir problem olsa da, olmasa da. Vücut bu şekilde sağ yanıyla, sol yanı arasındaki ısı dengesini sağlarmış, Yogi Adnan'ın söylediğine göre. Bu yüzden, burnun bir deliğini kapayıp, ötekiyle nefes almak, alınan nefesi diğerinden vermek, verilen delikten nefes alıp, yine diğeriyle vermek ve bu rutini birkaç dakika tekrarlamak, burun deliklerinin ikisini de açıp, rahat nefes alma ve vücuda oksijen girişini sağlıyormuş.

KAMP AÇILIYOR

Adnan Çabuk, bütün bunları, beklediğimiz yarım saat içinde öğretti. Aslında bilinen, işe yarayan ve yaygın kullanılan tekniklermiş ama ben bihaberdim elbette. O koşuşturma ve telaşın arasında, Adnan bana güneyde yeni kurduğu yoga kampından da bahsetti. İnsanların birlikte çiçek, meyve toplayacağını, organik tarım yapılacağını, meditasyon grupları olacağını, doğayla baş başa sessiz, bol oksijenli günler geçireceklerini anlattı. İçinde bulunduğumuz ortamdan o kadar farklı bir resim canlandı ki gözümde, hem gevşemekten, hem uykusuzluktan, dalmış gitmişim! Bu yıl o yoga kampı ilk misafirlerini ağırlayacakmış, haberini okudum.

İKİ GÜN DAYANIRIM

O gün bu gündür, ilk anlattığım nefes egzersizleri çok işime yaradı. Ve yine o gün bu gündür, koşturmalı, bağırış çağırışlı, trafikli günlerde, o yoga kampının hayalini kuruyorum. Gittiğimde sadece iki gün dayanabileceğimi gayet iyi bilsem de!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN