Geçen akşam hayatımın en acayip kız kavgasına şahit oldum. Çok acayipti. İki kadın, ikisi de çok eski arkadaş. Ortak bir paydaları var, ikisi de vakti zamanında aynı adama gönlünü kaptırmış. İkisinin de söz konusu er kişiyle kısa süren beraberlikleri olmuş. Daha sonra beraber olan, ilkinden bu durumu bir süre saklamış ama dünya küçük, tabii eninde sonunda iş duyulmuş. Neyse çok problem çıkmamış, zaten o adam da gitmiş başkasıyla evlenmiş, bunlar da maksat bizim dostluğumuz bozulmasın falan demişler ve mevzunun üzeri örtülmüş. Palavra tabii... Kadın kısmı böyle bir kabulleniş yaşar mı? Yaşamaz. İşte o içerde esen fırtınalar geçen gece gözümün önünde birden patlayıverdi. Hem de nasıl bir sebepten... Söz konusu kadınlardan biri adamın düğününe gitmiş diye diğeri onu yüzsüzlükle suçladı! Suçlanan da "Beni çağırdı seni çağırmadı diye kıskanıyorsun di mi?" çekti. Bunlar birbirini cırmalamak üzere, ben gülmekten ölmek... Dedim şimdi ikisi de dönüp sinirini benden çıkaracak, 'Sen ne sırıtıyorsun orda?' diye... Yahu adam gitmiş, ortada yok, başkasının kocacığı olmuş. Yorgan çoktan ortadan toz olmuş yani ama kavga aynen devam. Yok, bazen biz kadınları ben bile anlayamıyorum. Allah adamcaazlara acısın!