Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ÖNCEL ÖZİÇER

Bence erkeni makbul

Üç-beş yılda bir görüşüp sanki bir gün önce berabermişiz gibi muhabbetimize kaldığımız yerden devam ettiğimiz arkadaşlarımdan biridir Ahmet. Kendisi eski müzisyendir. Yıllarca Sezen Aksu'yla beraber sahnedeydi. Şimdi o sahnelerde kardeşi boy gösteriyor: Emre Altuğ. Ahmet, Uzay Heparı'nın erken vedasından sonra dağılan bir grubun üyesi aslında. Hem müzisyen hem dost grubunun. Ama işte dediğim gibi Uzay'ın gidişi hepsini derinden etkiledi. Ahmet de o sıralar radikal bir karar alıp müziği bıraktı ve eşini, çocuklarını yanına alarak 'Ver elini Los Angeles' dedi. Yıllardır orada yaşıyor. Ailecek pek de mutlular. Geçenlerde Çeşme'de yaşayan anne babasını ziyaret etmek için geldiğinde bahaneyle biz de görüşmüş olduk. Bol bol kaynattık. Ahmet'in, özellikle Sezen'in davulcusu olduğu dönemde yaşadıkları, gördükleri, şahit oldukları yaz yaz bitmez.

DOSTUM ÇOK AMA...
Çok isterdim ben de size anlatmak ama arkadaşıma ayıp olur. Ben o ayarı kaçırmayı bilemiyorum çünkü. İnsanlık-gazetecilik dengesini tutturmak için can hıraş yırtınıyorum. Yani "Gazeteciden dost olmaz, bana ne anlatmasalardı, gözümün önünde yapmasalardı kardeşim" deyip her duyduğumu, gördüğümü yazamıyorum. Bu yüzden de dostum çok, meslekte üç kuruşluk şöhretim yok ya zaten. Anasını satayım millet her duyduğu uyduruk bilgi kırıntısını, her verdiği selamı vs. köşesinde yazar, gammazlar, ben senelerdir "Yazarsam aman ayıp olur, aman başı belaya girer, aman üzülür" diye diye içime attıklarımla oldum bidon gibi. Sırlar bidonu. Aman neyse! Ne yazacaktım nereye geldim. Aslında Ahmet'ten duyup da şaşırdığım minicik bir bilgi kırıntısını paylaşacaktım, laf fazla uzadı. Efendim hani her yaz özellikle Boğaz ve tatil beldelerinde 'Müziğin sesi kaçta kapatılsın?' tartışması yaşanır ya... Hani sınır genelde sabaha karşı 02.00'dir ve bu duruma işletme sahipleri tarafından can siperane itiraz edilir... İşte meğer kossskoca L.A'de de içki servisi 02.00'de kesiliyormuş. Ondan sonra gelsin 'after party'ler! Evlerde ve özel mekanlarda eğlence kapalı devre kaldığı yerden devam... Aslına bakarsanız şu eğlence dediğin geç saatte başlar geleneğine ben de fena halde gıcığım. Ne var yani normal insan evladına yakışan bir saatte yemeğe çıksak, sonra kulüplere şöyle en geç 22.00 gibi gitsek? Sonra da 'Ölülerin Şafağı'na rahmet okutan sahnelere malzeme olmadan makul bir saatte yatağımızda olsak? Böylece sabah kalktığımızda aynada, hiçbir hayvana benzemeyen o halimize şahit olmasak... Fena mı olurdu? Gece eğlencesini mümkün olduğunca geç saate uzatmak pavyon kültüründen geliyor aslında. Gereksiz bir kekoluk!

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA