Bazı haberleri okurken tek seferde algılamakta güçlük çekiyorum. "Dur, dur! Ne dedi şimdi bu??" deyip tekrar tekrar okumam gerekiyor.
Dün de şu başlığı görünce yine aynı şey oldu: "İngiltere'nin en önemli yıldızlarından biri olan Vanessa Redgrave'in, babasını kocasıyla aynı yatakta yakaladığı ortaya çıktı." !!!!
Buluttan nem kapan eşcinsel arkadaşlar yine klavyeye saldırıp beni homofobik ilan etmesinler.
KÜFREDEN ETSİN
Çünkü daha önce Cemil İpekçi'nin, sevgilisi Bekir, Bekir'in karısı ve oğluyla aynı fotoğraf karesinde yer alıp oluşturdukları aile tablosu için "Ne yani şimdi bu çocuk büyüyünce söz konusu fotoğrafı arkadaşlarına 'Bu babam, bu annem bu da babamın manitası Cemil' diyerek mi gösterecek? Hiç mi zorlanmayacak?
Şart mıydı üçünüzün aynı karede olması?" demiştim ve hem küfrü hem de yaftayı yemiştim.
Yine küfreden etsin de, ben diyeceğimi diyeyim: "Eşcinsellerle hiçbir alıp veremediğim yok, kimsenin uçkur keyfine umurum bile olmayacak kadar uzağım!" Üç günlük dünyada kim nasıl mutluysa, paşa gönlü nasıl istiyorsa öyle yaşar. Bana sadece insan lazım kardeşcağzım...
Ama işte bu aşk-meşk meselelerinde, arada çocuk söz konusuysa antenlerim fena açılıyor.
Kıyamıyorum ben onlara...
Ne ruhen ne fiziksel olarak, büyüklerin onları hiçbir şekilde zorlamaya hakkı yok diye düşünüyorum.
Henüz küçücük akıllarının alamayacağı manzaralarla yüzleştirilmelerini doğru bulmuyorum.
Neyse konumuz zaten Vanessa ve şahit oldukları...
Vanessa'nın babası bu durum yaşanınca "Ne var evladım ikimizde aynı adamı seviyoruz işte fena mı?" gibisinden bir laf etmiş!
Eh işte her şey tamam, her şeye eyvallah da, bu kadarı da değil ama!
Hoş Vanessa kocasıyla babasını değil, anasını da yakalasaydı tepkim aynı olurdu ya...Bu genişlikte babayı Allah vermeye... İnsanın olduğu yerde ne hikayeler var değil mi?