Benim gömlek değiştirir gibi değiştirdiğim evlerimin çoğunda; müzik sesinden rahatsız olan komşularımla, papaz olmuşluğum vardır.
Ama hani en fazla, onlar kapıma gelir; bağırır, çağırırdı o kadar...
İzmir Torbalı'daki amca gibi; çiftesine sarılan hiç olmadı çok şükür!
Sokak nişanındaki müzikten rahatsız olan bir komşu; eğlenen, dans eden insanların üzerine saçmaları boşaltmış! Ölü yok, üçü çocuk, sekiz yaralı var.
Benim ülkemde yaşayan insanlar, kapı gıcırtısında, gerdan kıvırmaya bayılırlar ama çevresindeki insanların eğlenmesine katlanamazlar zaten...
KARI KOCA KAVGASINA BAYILIR
Komşusunun evinden gelen, gülen, eğlenen insan seslerine, hele ki müziğe asla tahammülü yoktur; bunu gürültü sayar.
Ama aynı komşu, kocasıyla birbirine girdiğinde, küfürler havada uçuştuğunda, hatta yumruklar konuştuğunda çıtını çıkarmaz; sadist bir keyifle, bardağı kaptığı gibi duvara dayar ki olan biteni daha net duysun.
Yan tarafta birilerini kesseler, polisi aramak akıllarına gelmez ama müzik sesi biraz fazla açıksa, hemen parmaklar 155'i tuşlar.
HUYSUZLAR!
Eğer sizin de her tür eğlence sesinden rahatsız olan bir komşunuz varsa, dikkat edin; o insanların evine giren, çıkan pek yoktur aslında.
Öyle bir araya geldiklerinde; ölçüsüz kahkalar patlatacakları, muhabbetin keyfini çıkaracakları dostları, akrabaları bulunmaz.
Evlerinden bir kez olsun müzik sesi yükselmez.
Ve insanoğlu; bilmediği şeyden korkar, çekinir, ona tavır alır.
Bamyayı bir kez olsun tatmayıp bamyadan nefret eden insanlar gibidir onlar...
Acırım ben onlara; hallerine, yabaniliklerine, hoşgörüsüzlüklerine, içlerinde besledikleri insan nefretine üzülürüm. "İmdaaaat!" çığlığına duyarsız, kahkaha sesine tahammülsüz...
Mahallenin tedavilik huysuzları!