Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MEVLÜT TEZEL

Göçmen düşmanlığını değil, entegrasyonu konuşmalıyız!

Evet, bu başlığı atanı linç ediyorlar ama bugün 'entegrasyon' ve 'uyum' konularını konuşmazsak yarın çok geç olabilir!
İşte size çarpıcı bir 'entegrasyon' örneği: İngiltere'de Muhafazakâr Parti'nin yeni liderini ve başbakanı belirlemek için önceki gün yapılan oylamada, 115 ile en yüksek oyu eski Maliye Bakanı Rishi Suna



Eğer seçilirse, Sunak, İngiltere'nin ilk Hint kökenli başbakanı olacak. Bir zamanlar İngiltere'nin sömürgesi olan Hindistan'dan Hint kökenli biri, İngiltere'yi yönetecek. İstifasını sunan Boris Johnson da Osmanlı kökenliydi!k aldı. Sunak'ın eylül ayında başbakan olma ihtimali yüksek.
Eğer seçilirse, Sunak, İngiltere'nin ilk Hint kökenli başbakanı olacak. Bir zamanlar İngiltere'nin sömürgesi olan Hindistan'dan Hint kökenli biri, İngiltere'yi yönetecek. İstifasını sunan Boris Johnson da Osmanlı kökenliydi!



Sunak'ın babası hekim, annesi eczacı. Winchester College, Oxford Üniversitesi ve Stanford Üniversitesi'nde eğitim gördü. Muhteşem bir eğitim kariyeri var. İş deneyimi de üst düzeyde; 2001 ile 2004 yılları arasında ABD yatırım bankası Goldman Sachs'ta çalıştı. 2015 genel seçimlerinden beri parlamentoda Richmond (Yorks) milletvekili. 2009 yılında Akshata Murthy ile evlendi. Çiftin 2 kızları var.
Milliyetçi duyguları yüksek İngilizler, Sunak'nın başbakan olma ihtimalini sorun etmiyor. Çünkü devletin sistemi ve yapısı kişilere bağlı değil! Kim başa geçerse geçsin, ülkeyi kökleri Magna Carta Antlaşması'na kadar uzanan ve kraliyeti sembolik bir güç olarak yerinde tutan bir devlet anlayışıyla yönetmek zorunda.

ALIŞMAMIZ LAZIM
Sunak'ın önce Maliye Bakanı olması ve şimdi de en güçlü Başbakan adayı olması bile İngiltere'nin göçmenlere uyguladığı entegrasyon politikasının başarısıdır. Tabii eski sömürgelerinden olanlara daha büyük ayrıcalıklar tanıyorlar! Ve Hindistan kökenli, İngiliz vatandaşları da kendilerini ayrıcalıklı görüyor ve Britanyalı hissediyor. Kraliçe'ye bağlı olmaktan gurur duyuyorlar.
Hep göçmenleri göndermekten bahsediyoruz ama Türkiye'nin de 'entegrasyon', 'uyum', 'çok kültürlülük' kelimelerine alışması lazım. Avrupa ülkeleri gibi göçmenleri eğitim durumlarına göre 'seçerek' almadık. Savaştan kaçanlara, insanlık adına, büyük bir özveride bulunarak kapılarımızı açtık.
Göçmenlerin gitmeyeceğini muhalif liderler de biliyor ve zaman zaman bunu itiraf ediyorlar. Bizim aslında acilen 'entegrasyon' ve 'uyum' politikalarını tartışmamız, projeler üretmemiz lazım. Suriyeli çocukların yüzde 35'inin okula gitmemesi ileride başımıza büyük dertler açabilir.
Göçmenlerin gitmeyecekleri gerçeğini kabul edip, onlardan Türkiye vatandaşı oldukları için gurur duyan, Türkiye'nin gelişmesi için çalışan yeni yurttaşlar yaratmak zorundayız. Asıl sorun 'entegrasyon'u başaramazsak, kendini Türkiyeli hissetmeyen göçmenlerin sayısı artarsa başlar!

***


YENİ İCAT
ŞEKERLEME KAPSÜLÜ!
Dünyada bazı ülkeler haftada dört gün çalışma ya da mesai saatlerini düşürme modellerini test etmeye başladı. Japonya'da ise Itoki ve Koyoju Gohan adlı iki firma dikey 'şekerleme kapsülleri' üretmek için iş birliği yaptı. Amaç yoğun ve uzun çalışma saatlerinde çalışanların bu kapsüllerde biraz kestirip işlerine dönmelerini sağlamak.



Japonya'da insanların uzun çalışma şartları yüzünden biraz dinlenmek, şekerleme yapmak için kendilerini tuvalete kilitlemeleri bile doğal karşılanıyor. İş merkezlerine yakın semtlerde uyku kapsülü oteller de yaygın.
Çalışan tuvalette kestirmesin diye üretilecek kapsüller, tıpkı uzay araçlarındaki kurgusal uyku kapsüllerini andırıyor.
Kapsüle yerleştirilecek raflar, çalışanların dikey vaziyette uyurken düşmesini önleyecek şekilde baş, diz ve sırtı destekleyecek şekilde tasarlanacak.
Bence bu kapsüllerin de bir faydası olmaz. Japon kültürüne göre tembellik büyük ayıp, çok çalışmak ise büyük bir erdem.
Japonya'da aşırı çalışma yüzünden her yıl ortalama 150 kişi hayatını kaybediyor!
Uyku kapsülünde bile çalışan birileri mutlaka çıkar. Çalışkan olmak güzel bir şey ama Japonlar gibi ölümüne çalışmak sıkıntılı bir durum.

***


SİVRİSİNEKLERİN İNTİKAMI!
Çin'in Fujian bölgesinde bir sitedeki daireyi soyan hırsız, sivrisinekler sayesinde yakalandı. Elbette sivrisinek polisi çağırmadı!
Hırsız değerli eşyaları çaldıktan sonra geceyi evde geçirmiş. Kendine yumurta ve makarna pişirmiş, sonra da uyumuş.
Polis dairenin oturma odasında iki ölü sivrisineğin kanlı izlerini fark etmiş.



Sivrisineklere ait kan örnekleri DNA testi için laboratuvara gönderilmiş. DNA örneklerinde daha önce gözaltına alınan bir suçlunun DNA'sı eşleşmiş ve böylece hırsız yakalanmış.
Sivrisinekler katillerinden intikam almış resmen.
Artık DNA teknolojisi sayesinde çözülmeyecek suç yok!
Tabii önce suçlu DNA örneğini bırakmalı ve polis suçluyu yakalamak için inat etmeli, çok çalışmalı!

***


BEL KÜNDESİ!
Aydın-Kuşadası'nda otomobili ile seyir halinde ilerleyen Ünal Y., motosiklet sürücüsü M.A., ile tartışıyor. Ünal Y., M.A.'ye bir anda yumrukla saldırmaya başlıyor. Kavgada ilk yumruğu atan kazanır diye düşündü galiba! Ancak
M.A. ayağa kalkıp, Ünal Y.'yi güreşçi hareketi olan 'bel kündesi' yöntemiyle yere savuruyor.



Ünal Y. kafası yere çaptığı için hastaneye kaldırıldı ve ne yazık ki, hayati tehlikesi devam ediyor. M.A. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Ünal Y., motosiklet sürücüsünün güreşçi olduğunu bilseydi o yumruğu atar mıydı acaba? Türkiye'de her gün araba park etme ya da sollama tartışması yüzünden yüzlerce kavga yaşanıyor ve bu kavgalarda genelde hayatını kaybedenler haber oluyor!
Trafikte kimseyle tartışmamak lazım. Haklı olsanız da tartışmayın. Çünkü tartışarak ya da kavga ederek bir magandayı değiştiremezsiniz. Araçtan kimin ve neyle çıkacağı hiç belli olmaz. Beyzbol sobasıyla da çıkabilir! Kavgaya tutuştuğunuz kişi güreşçi ya da boksör olabilir
Beş dakika sonra unutacağınız bir olay ve bir daha hiç görmeyeceğiniz bir kişi yüzünden hayatınızı riske atmayın!

***


Altyazı
"Şeytanın yapmış olduğu en büyük hile, tüm dünyayı yaşamadığına inandırmaktır." (Usual Suspects)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA