Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MEVLÜT TEZEL

Ne etti size bu çocuk?

Norveç'te yaşayan Temel Ailesi, Kapıkule sınır kapısından geçerken, dokuz yaşındaki Hüseyin Temel birden "Gördüm, gördüm Türk bayrağı gördüm, Türk bayrağını gördüm" diyerek ağlamaya başladı.
Ve bu anlar telefona kaydedildiği için sosyal medyada gündem oldu.
Haberciler Hüseyin'i bulup konuşmuşlar. O da "Bulgaristan'dan çıkarken Türk bayrağını dalgalanırken gördüm ve çok heyecanlandım. Türkiye'yi çok seviyorum. Büyüdüğümde asker veya polis olmak istiyorum" demiş.
Bu olayla ilgili sosyal medyada "Helal olsun Türk evladı", "İşte vatan sevgisi, gurbet özlemi böyle bir şey" diye yorum yapanların yanı sıra Nevşehirli küçük Hüseyin ve ailesiyle hunharca dalga geçenler de oldu.
İşte onlardan bazıları:
"Ağladı ve cebindeki eurosunu 30 liradan bozdurup oteline girdi."
"20 yaşına geldiğinde askerliği bedelli yapacak."
"Kesin dönüş yapsınlar madem, o kadar ağladı."
"10 Euro ile tüm çikolataları alacağı için sevinçten ağlamış."
"Kurulu düzenleri vardır gelemezler şimdi."
Bu yorumlar son dönemde gurbetçilere karşı anlamsız öfkenin yükselişte olduğunun göstergesi.



40 MİLYAR EURO!
Evet, Euro 30 TL. Gurbetçiler maaşlarını Euro ile alıyorlar ve altlarında lüks arabalar var. Ama Euro'yu gurbetçiler yükseltmedi.
Durumu iyi olanlar Türk bayrağı görünce duygulanamazlar mı?
En iyisi bayrak, vatan sevgisini bile Euro kuru üzerinden değerlendirenlerin anlayacağı dilden yazalım; gurbetçilerin yaz tatilini memleketlerinde geçirmeleri büyük bir döviz girdisi sağlıyor. Gurbetçilerin, Yunan Adaları'na gitmelerini mi isterdiniz?
Ayrıca yurt dışında yaşayan gurbetçilerin Türk bankalarında 40 milyar Euro'su olduğu tahmin ediliyor!
Dokuz yaşında bir çocuğun Türk bayrağı görüp sevinçten ağladığı için Twitter'da linç edilmesi olacak şey değil!
Görüntüleri izleyince duygulanmamak elde değil. Çocuk çok saf, temiz duygularla vatanına geldiği için seviniyor işte! Bundan siyasi, ekonomik yorum çıkarmak anlamsız.

***


2081'E KADAR CEZALI!
İstanbul-Fatih'te Bayram T. adlı şoförün kullandığı taksi, trafik ekiplerinin yaptığı denetimden kaçmaya çalışırken polis aracına çarptı.
Yapılan incelemede Bayram T.'nin 13 kez alkollü araç kullanmaktan 2081'e kadar ehliyetine el konulduğu ortaya çıktı.
Ve ehliyetsiz araç kullanmak başta olmak üzere birkaç suçtan toplam 13 bin 205 lira ceza kesildi.



Haberde yazmıyordu ama son cezalarla birlikte Bayram T'nin ehliyetine 2100 yılına kadar el konulmuş olabilir!
Demek ki, ehliyete el koymak, para cezası kesmek de işe yaramıyor!
Alkollü araç kullananlara direkt hapis cezası uygulayan ülkeleri örnek almalı mıyız diye tartışmaya başlasak iyi olur.

***


BU SORUN KLİMAYLA ÇÖZÜLMEZ
Türkiye'nin de yer aldığı kuzey yarım kürede sıcaklık rekorları kırılıyor.
Bu klimaları açıp geçiştireceğimiz bir sorun değil.
Fotoğrafta gördüğünüz saat New York'ta Union Meydanı'ndaki dev saatin adı; İklim Saati.
İklim Değişikliği'nin gittikçe arttığını gösteren ve önlem alınması gerektiği mesajını veren sembolik bir saat.



Bu saat mevcut emisyon salınımı devam ederse dünyanın 1,5 derece ısınmasına beş yıl 364 gün kaldığını gösteriyor.
1,5 derece sınır kabul ediliyor. Bu dereceye ulaşırsak bazı ülkelerin su seviyesi ciddi anlamda yükselecek, orman yangınları rutin olacak, temiz su ihtiyacı, kuraklık ve göçler daha da artacak.
Elektrikli araçlara geçiş, yenilenebilir enerji ve ormanlık alanların artırılması gibi bir dizi çözümlerin dışında da insanların kişisel olarak bilinçlenmesi gerekiyor.
Çevreye duyarlı, daha az plastik tüketen, karbon salınımını artırmamak için toplu taşıma kullanan vs. bilinçli bir kuşağa ihtiyacımız var. Eğitim sistemi bile bu bilinçli kuşağı yaratmak üzere değiştirilmeli!

***


O YENİ KÖYLÜ OLMADI Kİ
Rock yıldızı Özlem Tekin uzun süredir Milas'ta köy hayatı yaşadığı çiftliğinin kapısına kilit vurarak sırra kadem basmış.
Köydeki komşuları Tekin için endişelenirken sosyal medyada ünlü şarkıcı ile dalga geçenler oldu:
"Psikolojik rahatsızlıklarından köyde mezbelelikte hayvan tezeği temizleyerek kurtulamayacağını anlamış herhalde."
"Köy hayatına dayanamadı."
"Köy hayatına özenip Özlem gibi sıkılan çok oluyor"... gibi saçma sapan yorumlar yapıldı.



Tekin'in şehir hayatından kaçması 2006'ya dayanıyor. Önce Bodrum'a yerleşti. Küçükbük'te muhtar azalığı yaptı.
2016 yılında da daha ıssız bir yere Milas'ta bir köye yerleşti. Şalvarını giyip, 17 dönümlük arazisinde beş ineği, 10 koyunu, atları ve tavuklarıyla yaşamaya başladı.
Yani Özlem Tekin, pandemide köye kaçanlardan değil. O tam bir köylü.
Bu yazı yazılırken Tekin'in nerede olduğuna dair bir bilgi yoktu.
Umarım endişe edilecek bir durum yoktur.

***


SEYAHATNAME DİJİTAL ORTAMDA
Evliya Çelebi'nin Topkapı Sarayı'nda bulunan 10 ciltlik 'Seyahatnamesi'nin birinci cildinde bulunan 800 mekândan 102'si Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi tarafından haritalandırılarak dijital ortama aktarılmıştı.
Haritayı dijitale taşıyan Mustafa Başaran, Independent Türkçe'ye konuşmuş.



Başaran'ın haritasında Balkanlar, Kafkasya, Türkiye, Orta Doğu, Asya ve Afrika'dan 3 binden fazla eser yer alıyor.
Başaran haritayı hazırlarken değişen yer isimlerinin kendisini çok zorladığını söylüyor.
Zorlanmakta haklı. Çelebi'nin 1611-1685 yılları arasında yaşadığı tahmin ediliyor. O dönemden günümüze Çelebi'nin bahsettiği yerlerin isimleri kim bilir kaç kez değişmiştir.
Haritada merak edilen noktaya tıklandığında eserle ilgili Evliya Çelebi'nin kendi anlatımını okuyabiliyorsunuz. Bu harika bir özellik.
Bu harita navigasyonla takip edilerek Evliya Çelebi turları bile düzenlenebilir.
Projede emeği geçen herkesi kutluyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA