ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Başkanı Nicolas Maduro'yı kaçırıp, bu ülkenin petrol gelirine çöktükten sonra, Grönland'ı da gözüne kestirdi.
Trump, buzlarla kaplı bu adayı ne yapacak diye soruyorsanız, cevabı basit:
Yeşil enerji için 'vazgeçilmez' olarak görülen lityum, nikel, kobalt, manganez ve grafit gibi 34 mineralin 25'i Grönland'da bulunuyor.
Ülkenin 36 ila 42 milyon metrik ton nadir toprak oksidi barındırdığı tahmin ediliyor; bu da Grönland'ı Çin'den sonra en büyük ikinci rezerv haline getiriyor.
Açıkça Görland'ı Danimarka'dan isteyen Trump, güya bu işi önce güzellikle çözmek için sıra dışı bir adım attı.
Reuters'ta yer alan habere göre Trump, Görland'ta yaşayan 57 bin insana Danimarka'dan ayrılmaları karşılığında kişi başı 10 bin ile 100 bin dolar arasında değişen toplu ödeme yapmayı planlıyor.
Yani Trump, Görland'ı 6 milyar dolara almanın hesabını yapıyor.
6 milyar dolar bedel Görland için bedava!

Tartıştığımız konuya bakar mısınız? Trump, sanki 'Züğürt Ağa' filmindeki Haraptar Köyü'nü alacak. Şaka gibi!
Danimarka ve Grönland yönetimleri ise adanın "satılık olmadığını" dile getiriyor.
Bu olay bizim sosyal medyada da tartışma konusu oldu. 100 bin dolara ülkenizi satar mısınız sorusuna şu esprili yorumlar yapıldı:
"100 bin dolara İstanbul'da 1+1 daire bile alamazsın, düşmeyin Grönlandlılar."
"100 bin doları duyunca kafalarında direkt döviz hesabı yapıyorlarsa, satarlar."
"Kanka, 100 bin dolar güzel para"
"O parayı almadan satanlar var!"
"Adam Green kart çekilişini bile kaldırdı. 1 milyon dolara ABD vatandaşlığı satıyor.
Hem Amerikan vatandaşı olacağım hem de 100 bin dolar verecekler daha ne olsun!"
"Grönland'ı ülkesi yerine cüzdanını düşünen vatan hainleri yönetmediği için satacaklarını sanmıyorum."
"Dünyaları versinler bir karış toprağını dahi satmam.
Kan döküldü her bir santimetrekaresi için. Soysuz değiliz çok şükür."
"ABD vatandaşı olunca o para onların sağlık giderlerine bile yetmez."
"100 bin dolar çok az, milyon dolar desen belki durup düşünülür."
"Şu dünya üzerinde özgürce yaşamanın parayla pulla karşılığı olur mu?" Bence bu soruya verilmiş en güzel yanıt şu:
"Bizde bu sorunun cevabı 1921 yılında şu sözlerle verildi;
'Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı."
Trump Efendi, önce ülkesindeki yaklaşık 800 bin evsize kalacak bir yer ayarlasın ya da o parayı kendi evsizlerine versin!
***
SÜPER KUPA'NIN FORMATI DOĞRU
Sıkışık maç takvimini, Afrika Kupası'na giden futbolcuları, hava koşullarını bahane edip Süper Kupa formatını eleştirenler var hâlâ.
Şaka mısınız arkadaşlar?
Bu ülkede en çok merak edilen, en çok izlenen maç, en çok taraftara sahip olan Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanandır.
Hayat durur, farklı takımları tutan taraftarlar bile bu maça kitlenir.
Bu iki takım arasında oynan maç ekonomiyi bile canlandırır; mekânlar dolar, eve yemek siparişleri artar vs.
Yine bazılarının eleştirdiği;

Ziraat Türkiye Kupası da dört büyüklerin birbirleriyle karşılaşma olasılığını artırdığı için doğru formattır!
Süper Lig'de takımlar arasındaki dengesizliği de hesaba katarsanız futbolseverler, dört büyüklerin daha çok karşı karşıya gelmesini ister!
Süper Kupa ile ilgili tek eleştirim; finalin, ulaşımı zor olan ve rüzgârlı günlerde oyunun kalitesinin düştüğü Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanması.
Tarafsız saha olması ve tribün kapasitesinin daha yüksek olması da bu stadyumun artıları.
Keşke bu maç iki takım için de tarafsız saha olan Beşiktaş'ın Tüpraş Stadyumu'nda oynansaydı.
Özetle hem ekonomik hem de seyir zevki açısından Süper Kupa ve Ziraat Türkiye Kupası'nın formatları doğru.
Keşke Süper Lig'de de play-off modeline geçilse.
***
TAKSİ MALİ CİHAZI...
Taksilerde için taksimetreyle entegre çalışacak taksi mali cihazı zorunluluğu 1 Temmuz'da başlıyor.
Taksiciler en az bir banka veya ödeme hizmet sağlayıcısıyla üye iş yeri anlaşması yapmak zorunda olacak.
Bu sayede, cihazlar üzerinden banka kartıyla ödeme taleplerinin kabul edilmesi sağlanacak.

Böylece müşteri rahat edecek, bankalar daha çok kazanacak, fiş kesildiği için daha fazla vergi kazancı elde edilecek.
Kayıt dışı ekonomiyle mücadele anlamında güzel bir gelişme. Taksiciler kartla ödeme yapmak isteyenlerden pos cihazı komisyonunu gerekçe gösterip daha fazla ücret talep ediyordu.
Bu durumda taksicilerin geliri düşecek! Taksiciler pos komisyonlarından yakınacak, eylem yapacaklar vs.
Başka sektörlerde de kayıt dışı ekonomiyi engelleme adına kartlı ödemeyi teşvik ediliyor lakin bankaların aldığı komisyon ücretleri de esnafı zorluyor.
En azından bankaların komisyon ücreti düşürülmeli ve bir denge sağlanmalı.
***
YOUTUBE'UN REKLAM İŞKENCESİ
Vietnam'da internette geçilemeyen reklamlar yasaklandı.
5 Şubat'tan itibaren maksimum 5 saniye içinde 'Reklamı Atla' butonunun gözükmesi gerekecek.
Keşke bizde de buna benzer bir karar alınsa.

Özellikle atlanamayan YouTube reklamları bezdirici oluyor!
Elbette yayıncı da para kazanmalı ama YouTube kendi alanında tekel olduğundan beri reklamların sayısını ve süresini artırdı.
Reklam izlemek istemeyenleri paralı üyeliğe yönlendirme politikası uyguluyorlar ama insanları reklam bombardımanına tutmak adil değil.
Televizyonda bile reklam sürelerini kısıtlayan yasalar var. You- Tube'un ayrıcalığı ne?
Vietnam yasa çıkarabiliyorsa, bizde de çıkmalı!
***
Altyazı
"Anılarının seni öldürmesine izin verme!" (The Punisher)