Türkiye'nin en iyi haber sitesi

MEVLÜT TEZEL

Almanya, Dünya Kupası’nı boykot eder mi?

ABD Başkanı Donald Trump, Danimarka'nın kontrolünde bulunan Grönland'ı satın alma tehdidiyle Avrupa liderlerini öfkelendirmişti.
Trump, bu duruma karşı çıkan sekiz Avrupa ülkesini ek vergi tarifeleri uygulamakla tehdit etmişti.
Daha sonra Trump, bu tehdidi geri çekmişti ancak Avrupa ile ABD arasındaki gerilim devam ediyor.
Aslında bu gerilimin ABD'nin NATO'dan çıkmak, Ukrayna'ya yardımı kesmek ve Avrupa'yı Rusya'nın işgal tehdidiyle baş başa bırakmak gibi daha büyük nedenleri var.
Geçtiğimiz hafta Alman Futbol Federasyonu Başkan Yardımcısı Oke Gottlich, Trump'ın adımları (yukarda bahsettiğim) sonrası 2026 Dünya Kupası için boykot ihtimalinin masaya yatırılması gerektiğini açıkladı.
Gottlich, ABD öncülüğünde 1980 Olimpiyatları'nı Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgali sonrası boykot etme kararını örnek göstererek, "O dönemdeki gerekçeler neydi? Bana göre potansiyel tehdit şimdi ondan daha büyük. Bu tartışmayı yapmamız gerekiyor."



Dünya Kupası denince Brezilya ile birlikte akla ilk gelen ülkelerden biri olan, bu kupayı dört kez kazanan Almanya, ABD, Kanada ve Meksika'nın ortaklaşa düzenleyeceği Dünya Kupası'ndan gerçekten çekilir mi?
ABD'de ICE kaynaklı göçmen karşıtı gerilim de hızla artarken, eski ABD Başkanları bile Trump karşıtı söylemlerini artırmışken, Almanya ve diğer birkaç ülkenin Dünya Kupası'ndan çekilmesi Trump için prestij kaybından daha büyük sonuçlar doğurabilir!
Trump zaten İsrail'in Filistin'deki insanlık dışı savaş politikalarına destek vererek birçok Avrupalının nefretini kazanmıştı.
İspanya'da Sosyalist partinin Sözcüsü Patxi Lopez, İsrail'in 2026 Dünya Kupası'na katılması halinde İspanya'nın turnuvadan çekilebileceğini açıklamıştı.
Bu açıklamayı ülkenin spor bakanı da desteklemişti.
Trump'ın Grönland'ı ele geçirme sevdası, Avrupa'yı Rus tehdidiyle baş başa bırakma tehditleri vs. tüm bunlar bir araya gelince başta Almanya ve İspanya olmak üzere bazı Avrupa ülkeleri Dünya Kupası'na katılmazsa bu tarihi ayıp Trump'ın hanesine yazılır.
Ve her Dünya Kupası öncesi bu boykot akıllara gelir!
Boykotlar tarihinde Sovyetler Birliği Başkanı Leonid Brejnev ile birlikte anılır.
Boykot, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana ABD ile Avrupa arasında kurulan ittifak sembolik anlamda yara alır!
Kupanın düzenlenmesine beş ay var, artık geri dönüş yok!
Ve Avrupa'nın Dünya Kupa'sını boykot etme gibi bir kozu var! Trump, tarihte çok az liderin yaşadığı boykot edilme ayıbıyla karşı karşıya kalabilir!



KARDAN ADAMLARI RAHAT BIRAKIN

Geçtiğimiz hafta Elazığ'da bir şahıs, araçla gelip bir kardan adamı yıkarak kaçtı.
Başka bir şahıs ise uzun süre tekmelediği kardan adamı yıkamayınca eliyle devirerek arkasına bile bakmadan kaçtı.
Daha önce de kardan adam yıkanlar haber olmuştu.
Bir insan neden başkasının yaptığı kardan adamı yıkar?
Nedir bu kardan adam hırsı?
Çocukluktan gelen bir travmaları mı var?
Emek harcanan, güzel bir şeye kıskançlık mı duyuyorlar?
Anlamak mümkün değil.



GENÇ BAŞKAN DÖNEMİ


Sabri Ülker Vakfı, yönetiminde yeni yapılanmaya gitti.
Vakıf Başkanlık görevini artık Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yahya Ülker yürütecek. Vakfın yönetici üyelerinde de bazı değişiklikler oldu.
Bağımsız, bilimsel ve kâr amacı gütmeyen vakıf, gıda, beslenme ve sağlıklı yaşam bilincinin gelişmesine katkı sağlayan projeleriyle dikkat çekiyor.
Sağlıklı beslenme ve yaşam tarzını destekleyen çalışmalar yapan vakfın her yıl dağıttığı ödüller de bilim dünyasına ayrıca destek oluyor.
Bu tarz köklü vakıflarda genelde kurucu ailenin yaşça büyük kişileri başkan yapılır.
Bu başkanlık genelde semboliktir.
O yüzden 33 yaşındaki Yahya Ülker'in başkan olması vakfa verilen önemi artıran ezber bozucu bir gelişme.
Koç Üniversitesi İşletme Bölümü'nden mezun olan, Londra ve İsviçre'de bankacılık ve bisküvi üretimi üzerine çeşitli kuruluşlarda çalışan, dönüşüm, teknoloji ve e-ticaret gibi stratejik alanlarda görevler üstlenen Yahya Ülker'in vakfa da gençliği ve yeni fikirleriyle katkı sağlama potansiyeli oldukça yüksek.



ALTIN BORÇ ALANLARIN DRAMI

Yükselen altın fiyatları sonrası bir sosyal medya kullanıcısı, altın borcu verdiği arkadaşıyla arasında geçen borç sohbetini paylaştı.
Borç veren altınlarını geri istiyor.
Borçlu da borç aldığında altının 3 bin 200 TL olduğunu ve altın fiyatı düşerse geri vereceğini söylüyor, iyi mi?
Borç veren de o fiyata düşmesini rüyanda görürsün diyor, haklı olarak.
Gerçekten borcu altın olarak alanlar büyük zarar etti!
Trump ve savaş tehditleri olduğu sürece altın, gümüş sürekli artar!
İnsanların dövizini bozdurup, faizdeki parasını çekip altın ve gümüş almaya başlaması da altın ve gümüşün değerini artıran faktörler arasında. Altın zaten her dönemde en güvenli yatırım aracı oldu, özellikle de fiziki altın!
Bir savaş çıksa, borsalar çökse, göçler yaşansa vs. yanınızda en kolay taşıyacağınız, nakite çevireceğiniz ya da takas yapabileceğiniz yatırım aracı altın!
Öte yandan birçok insan parasını altında, dövizde ve faizde tuttuğu için, ticarete yatırım yapan, iş kuran sayısı da azalıyor!
Tüm bu dezavantajlara ve enflasyon etkisine rağmen Türkiye ekonomisi büyüyor.
IMF, Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahmini, bu yıl için yüzde 3.7'den yüzde 4.2'ye ve gelecek yıl için yüzde 3.7'den yüzde 4.1'e yükseltti.
Raporda, küresel ekonominin 2026'da yüzde 3.3 ve 2027'de yüzde 3.2 büyüyerek dirençli seyrini sürdürmesinin beklendiği belirtildi.
Küresel ekonominin ortalamasının üstünde bir ekonomik büyüme geleceğe dair umut vaat ediyor.



Altyazı


"Eğer yaşamak için çalışıyorsan neden çalışarak ölüyorsun." (İyi, Kötü, Çirkin)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.