Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, üç gün önce teknesiyle Bebek Sahili'ne gelip arkadaşıyla birlikte yürüyüş yaptığı sırada fotoğrafını çeken muhabirlerin üzerine yürümüş.
"Ne hakla beni rahatsız ediyorsunuz, hemen o fotoğrafları silin" diyerek korumalarına direktif vermiş.
Fotoğrafları sildirtmiş vs.
Koç, neden bu kadar öfkelendi, anlamak mümkün değil!
Fotoğrafta da bir şey yok.
Koç, öfkelenmesi küçük, rutin haber olarak değerlendirilecek bir fotoğraftan bahsediyoruz.
Rahmetli Sakıp Sabancı'nın muhabirlerle arası çok iyiydi, onlarla iddiaya girer, tavla oynardı.
Rahmetli Vehbi Koç da gazetecilere karşı hep saygılıydı.

Keza Rahmi Koç da öyle... Muhabirlere hep saygılı, sevecen yaklaşır.
Eskiden bu önemli işadamlarına karşı muhabirler de saygılı yaklaşır, fotoğraf çekmeden önce izin isterlerdi!
Eğer istenmeyen bir fotoğraf çekilirse, gazete yönetimi aranır o fotoğrafın basılmaması rica edilirdi vs.
Öte yandan kamusal bir alanda çekilen fotoğrafa kimse karışamaz.
Kamusal alanda, İngiltere Kralı, öldürülen başkan Kennedy, taçsız kral Pele, Beckenbauer, kaleci Maier, Nadia Comaneci, Brigitte Bardot, Fenerbahçeli Cemil de dahil olmak üzere herkesin fotoğrafı çekildi, çekilir!
Kimse kamusal alanda çekilen fotoğraf için "Niye çektin" diyemez!
Kamusal alanda çekilen fotoğrafı tehditle ya da zorla sildirmek ise suçtur!
Ömer Koç gazetecilerin üzerine yürüyüp fotoğrafları sildirtmekle kalmamış, bu olayı Günaydın muhabiri Gökhan Gökduman haber yapınca Koç Holding'in 100. Yılı nedeniyle medyaya verilen ilan listesinden de SABAH'ı çıkarmış!
Holdingin kurumsalı ise gerekçe olarak 'üst yönetim kararı'nı göstermiş.
Demek ki, Ömer Koç, 'istediği şey yapılmayınca', Türkiye'nin en büyük medya grubunu boykot edecek kadar ileri gidebiliyormuş.
Ömer Koç, entelektüel birikimi, sanata olan merakı ve pahalı tablo koleksiyonu ve beyefendi kişiliğiyle tanınırdı! Şimdi bu olaydan sonra Ömer Koç hakkında ne düşüneceğiz?
Yaptığı konuşmalarda özgürlük ve demokrasiden vs. bahsederken sokakta fotoğrafı çekilince sildirten, fotoğrafı yayınlayan gazeteden ilan çekecek kadar durumu abartan bir CEO olarak gözükmek hoş bir durum mu?
Ömer Koç gibi elit bir iş insanına bu yakışıyor mu? Normalde "Eşref saatine denk gelmemiş" deyip geçilecek bir olayın bu noktaya gelmesinden eminim Ömer Koç da pişman olmuştur!
***
TAM 'GIRGIRİYE'LİK BİR OLAY
Harbiye Oditoryumu'nda sahnelenmesi planlanan Gırgıriye Müzikali sırasında VIP koltukların yerini beğenmeyen bir izleyici, sahneyi göremediğini iddia ederek sahneye fırladı!
Daha kötüsü; izleyici, Müjdat Gezen ile sahnede tartıştı.
Ünlü oyuncu "Yarın sizi en önde misafir edelim" diyerek durumu nezaketle çözmeye çalıştı ama olay büyüdü.

Gezen de "Madem bu kadar şikâyet var, bu geceki oyunumuzu iptal ediyoruz" diyerek sahneyi terk etti.
Seyirciden "YUH" sesleri yükselince Perran Kutman ağlayarak sahneden ayrıldı, Gezen fenalaştı, hastaneye kaldırıldı vs.
Bir sahnede belki de ilk kez böyle bir olay yaşandı.
Ülker Arena'da basına yansımasa da benzer bir sorun yaşanmış. 4 bin TL'ye bilet satılan seyircilerin bazıları plastik sandalyede oturtulmuş.
Fazla bilet satma açgözlülüğünden kaynaklanan izleyici ile Gezen'i karşı karşıya getiren bu olaydan organizasyonu düzenleyenler sorumludur.
Her şeye rağmen bir orta yol bulunmalıydı. İzleyicilerin gösteriyi izleyemeden evet dönmesi tam bir fiyasko.
Özetle tam 'Gırgıriyelik' bir olay yaşanmış.
***
TEDESCO'NUN GÖNDERİLMESİNE KİM SEVİNİR?
Büyük takımlarda başarısızlıklar yaşandığında gönderilecek oyuncu ve teknik direktörlerin haberlerinin çıkması bir medya geleneğidir.
Asıl önemli olan başkanın göstereceği tavırdır.
Sadettin Saran galiba en az konuşan başkan olarak tarihe geçmek istiyor!
Belki de gözaltına alınmanın etkisinden hâlâ kurtulamadı! O zor süreçte neler yaşandı bilmiyoruz!
Ederson, İngiltere'de de yan toplarda ve kritik anlarda hatalar yapmasıyla biliniyordu.
Brezilyalı file bekçisini özel yapan libero gibi oynaması ve bir orta saha gibi paslar atabilmesi.
Ederson'u eleştirenler son maçlarda Brezilya milli takımının bir kalecisi olduğunu unutuyorlar!
Maaşı yüksek deniyor ama transfer maliyeti Uğurcan'dan ucuz!

Asist yapabilen, defansta takımı bir kişi fazla oynatan Ederson gibi yeni bir kaleci almanın maliyeti ise daha yüksek!
Teknik direktör "Bana ayağı iyi kaleci lazım değil" diyorsa, lafım yok.
Tedesco için yapılan eleştirileri de haksız buluyorum.
Aslında Fenerbahçe sezonu ocak ayında santraforsuz kalınca kaybetti!
Youssef En-Nesyri ve Jhon Duran'ı gönderip kariyerinde sadece 4 gol atmış Sıdıki'ye kalmak için kafanıza silah dayamaları gerekir!
Asıl tartışılması gereken Saran'ın böyle bir hatayı neden yaptığıdır!
Kante çok iyi oyuncu olsa da orta saha rotasyonu geniş olan Fenerbahçe için öncelikli bir transfer değildi.
Kante'ye verilen parayla Lookman ya da Sorloth da alınırdı!
Sıdıki ise geleceğe yatırım olabilir ama şu an ilk 11'de oynatılabilecek 20 milyon euro kalitesinde bir golcü değil.
Kapanan takımlara karşı efektif bir santraforunuz yoksa bir şey yapamazsınız.
Golü Tedesco mu atacak?
Tedesco kalitesini, kendisini getiren başkanın seçimi kaybettiği, liderle puan farkının altı olduğu kaos ortamında takımı toparlayarak, derbilerde yenilmeyerek ve en çok puan alarak gösterdi.
Puan kayıplarını da Skriniar, Talisca ve Asensio gibi kilit oyuncuları sakatken ya da cezalıyken yaşadı.
Hoca bir ara stopersiz bile kaldı!
Şampiyon olmasa bile Tedesco ile devam edilmeli.
Sürekli yeni bir teknik direktörler, sil baştan başlamanın faturası ortada!
Tedesco gönderilirse buna en çok Galatasaray sevinir!
***
Altyazı
"Başka şansın yoksa, bir şeyi yapmak için cesaret gerekmez." (Gazap Üzümleri)
