Dünyanın gözü Türkiye'nin ev sahipliğinde Ankara'da gerçekleştirilen NATO zirvesinde. Küresel ölçekte böyle önemli bir zirvenin ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleşmesi gerçekten çok önemli. Batı dünyasının en önemli aktörlerini ülkemizde ağırlarken, güvenlikten, protokole, ulaşımdan diplomatik hazırlıklara kadar her ayrıntı aynı zamanda Türkiye'nin devlet gücünü de ortaya koyuyor. Hatırlarsınız, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yıllar önce iç siyasetteki eleştirilere karşı dile getirdiği "İtibardan tasarruf olmaz" sözü tam da böyle zamanlarda anlam kazanıyor. Muhalefet bu sözü çok eleştirmişti, şimdi de aynı hızla devam ediyorlar eleştirmeye… Muhalefet görmezden gelse de gerçek değişmiyor. Dünyanın süper gücünü yöneten Trump gibi bir liderin, kameralar karşısında Cumhurbaşkanımızın vizyonunu ve Türkiye'nin mega projelerine övgüler yağdırması küresel siyasette çok büyük önem taşıyor. Eski Türkiye özlemi çeken 'vizyonsuz' bir kesim var maalesef.

NATO zirvesi için Ankara'da yapılan hazırlıkları günlerce eleştirdiler. Neden yolları yapıyorlar? Neden yenileme çalışması yapılıyor? Sanki gelen lider bunlarla mı ilgilenecek diye sosyal medyadan iktidarı eleştiren paylaşımlarda bulundular. Muhalif kesimin eleştirileri, uluslararası diplomasinin rasyonel gerçekliğiyle hiç örtüşmüyor.

Görüyorsunuz işte, Trump dünya kamuoyunun önünde 'yollarınız harika' diye açıkça yapılan yatırımı takdir ediyor. Dünyanın en büyük ordularına ve ekonomilerine yön veren liderleri sıradan, sığ ve iddiasız şekilde ağırlamak, Türkiye'nin küresel iddiasından vazgeçtiğini gösterirdi. Oysa NATO Zirvesi'nde sergilenen o muazzam ağırlama vizyonu, Türkiye Cumhuriyeti'nin büyüklüğüne ve şanına yaraşır bir çerçevede gerçekleşti. Bu ülkenin bir vatandaşı olarak ben gurur duydum. NATO Zirvesi'nde ülkemizin sergilediği bu kusursuz ev sahipliği dünyadan tam not aldı. Muhalefetin yıllardır sığ polemiklerle karalamaya çalışmasına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'itibardan tasarruf olmaz' diyerek çizdiği vizyonun küresel siyasette nasıl karşılık bulduğunu bir kez daha görmüş olduk.
ALGI DEĞİL GERÇEK
Bodrum Otelciler Derneği (BODER) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Dengiz, Bodrum için oluşturulan 'pahalılık' algısının gerçeği yansıtmadığını söylemiş. Açıklamasını okuyunca 'Acaba başka bir yerden mi bahsediyor?' diye düşündüm. Bodrum'daki fahiş fiyatlar, algı değil gerçek maalesef… Bodrum'daki var olan fiyat sistemini eleştirmemek için 'algı' üretiliyor deyip işin içinden çıkmak istiyor anlaşılan.

Zaten böyle turizm temsilcilerinin en büyük hatası, tatili sadece oda fiyatından ibaret görmeleridir. Yerli ya da yabancı turistin Bodrum'a adım attığı andan itibaren karşılaştığı gerçekleri gözden kaçırıyor Dengiz. Bodrum'da tatil yapanlar sosyal medyada fişlerini paylaşıyor, yemek fiyatları ortada. Bir lahmacun yemek için bile verilen paraları görüyoruz. Sadece bununla da sınırlı değil, plaja gitmek istersen de giriş için ayrı şezlong için ayrı ödeme yapman gerekiyor. Bu fiyatlandırmayı yapan işletmelere de iki çift laf edilmeli. Fahiş kâr hırsını dizginlemek için adım atmak yerine, faturayı 'fahiş fiyat haberi yapan medyaya' kesmek, sorunu çözmüyor maalesef…