Türkiye'nin en iyi haber sitesi

SAİT GÜRSOY
SAİT GÜRSOY

Duygusal yeme sendromu

Yemek yemek, hayatımızı sürdürmek adına yaşamımızın temel taşı.
Bazen tok olmamıza rağmen farkında olmadan kendimizi buzdolabının karşısında bulabiliyor ya da sağlıksız atıştırmalıklarla buluşabiliyoruz.
Burada duygularımızı yiyor olabiliriz gibi bir durum ortaya çıkıyor. Sonuçsuz diyetler, farkında olmadan alınan ya da verilen kilolara anlam aramakla zaman geçerken, bu durumların duygularımızla bağlantılı olma ihtimali üzerine uzman klinik psikolog Beliz Göncü ile konuştuk.
Üniversiteye girişte, Beliz'in tercihlerini birlikte yapmıştık.
Duygusal yeme, kişilerin olumsuz duygularla karşılaştıklarında geliştirdikleri yemek yeme hali. Aşırı yeme hali, yaşanan hayal kırıklığı, üzüntü, kaygı, depresyon gibi durumlarla baş etme yöntemi olarak geliştirilen bir savunma mekanizması.
Aşırı yeme isteğinde birey fiziksel değil, duygusal açlığını doyurmaya çalışmakta. Bu duygusal açlık; çevresel faktörler, genetik yatkınlık, beden algısı, sosyal ortamdan kaçış, depresyon, stres, sosyo-ekonomik düzey gibi birçok alanla yakından ilişkili.

Sınav dönemi kaygısı
dönemi genellikle öğrencinin ailelerce zihin açıklığını sağlaması amacıyla yemeğe ağırlık verdiği dolayısıyla kilo aldığı bir süreçtir. Buradaki temel sebep, öğrencinin öfke, kaygı ve stres gibi olumsuz duygulara karşı bir baş etme yöntemi. Kısacası, farkında olmadan yemek yemeyi kullanması.
Sadece kilo alma, tıkınırcasına yeme durumlarında değil, aşırı iştahsızlık, kilo kaybı gibi durumlarda yine olumsuz duygularla baş etme yöntemi olarak geliştirilen yemek yeme davranışının sonucu.
Kişi o an hissettiği olumsuz duyguyu tolere etmek adına yemek yeme davranışı sergileyerek rahatlama haline geçer. Bulunduğu olumsuz durumdan doyum sağlamış olur.
Araştırmalar sınav dönemine hazırlık öğrencilerinde stres, kaygı ve öfke gibi olumsuz duygulara tepki olarak yemek yeme davranışı sergilediklerini ortaya koymuş.

Ebeveynler neler yapabilir?
Çocuğunuzun zor ve stresli bir süreçten geçtiğini fark ederek, onlar için stres faktörlerini tetikleyici davranış ve konuşmalardan kaçınmalı. Birçok öğrenci kendi hedefinden önce "Aileme layık olabilecek miyim? Benim için hedefledikleri yerleri kazanmalıyım, aksi takdirde onay ve sevgi göremem" gibi kaygılara kapılabilir.
Kaygı ve stresleri ne kadar artarsa, yeme davranışlarındaki bozukluk da o kadar artacak. Çocuğa zarar verecek boyuta gelecek. Eğer ileri boyutta kilo alımı ya da kaybı, iştah kaybı varsa, psikolojik açıdan uzman yardımı mutlaka alınmalı. Unutulmamalı ki, tüm yeme bozukluğu rahatsızlıklarının ilk adımı, yanlış yeme davranışlarıdır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN