Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SAİT GÜRSOY

Koronavirüse meslek lisesi damgası

Geçen haftaki yazımda KOVID-19 sürecinde Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) bu süreçteki başarılarına değinmiştim. Aynı zamanda salgının ilk şokunun atlatılmasında mesleki eğitimin fedakârlıklarına yer vermiştim. Ülkemizde bu süreçte mesleki eğitim camiasının katkıları ayrı bir yazıyı hak ediyor. Bu tip krizlerde ilk şokun atlatılması çok önemli. Özellikle salgının yayılmasını önlemeye yarayan ürünlerin üretilebilmesi ve toplumun bu ürünlere erişimlerinin kolaylaştırılması çok çok önemli. Tam da bu noktada ülkemizde mesleki eğitim bir yardım meleği gibi imdada yetişti.
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un 2023 Eğitim Vizyonu'nu açıklamasından sonra mesleki eğitimi güçlendirmek için inanılmaz adımlar atıldı. Mesleki ve teknik eğitimden sorumlu MEB Bakan Yardımcısı Mahmut Özer mesleki eğitimi güçlendirmek için tüm illeri koordine etmekle kalmadı, mesleki eğitimde yeni bir dil inşa etti ve yeni bir başarı hikâyesi yazdı. Ben de bu başarı hikâyesini Sayın Özer'den keyifle dinledim ve sizlerle paylaşıyorum.
Kısa sürede mesleki eğitimle ilgili karamsar hava dağıldı, bakanlık ve sektörler el ele verdiler. Artık akademik olarak başarılı öğrencilerimiz de mesleki eğitimi tercih ediyorlar. Çünkü mesleki eğitim uzun yıllardan sonra ilk kez %1'lik dilimden öğrenci aldı.
Tam da bu sırada KOVID-19 salgını başladı. Birden ihtiyaç duyduğumuz ürünleri vatandaşa ilk ulaştıran kurumlardan birisinin mesleki eğitim kurumları olduğunu gördük. Çünkü salgının ilk günlerinde MEB, güçlendirdiği mesleki eğitimin üretim kapasitesini devreye sokmuştu. Önce temizlik malzemeleri ve dezenfektan üretimi ile yanımızda oldular. Şu ana kadar 5 milyon litre hipoklorit dezenfektan, 120 bin litre el dezenfektanı ve 3 bin litre kolonya ürettiler ve ihtiyaç noktalarına ulaştırdılar.

Meslek lisesi gerçeği
Aynı zamanda en fazla ihtiyaç duyulan cerrahi/tıbbi maske üretimine girdiler. Şu ana kadar 9 milyon maske ürettiler ve dağıttılar. Dile kolay 9 milyon maske. Bununla da kalmadılar. Özellikle sağlık çalışanlarının korunabilmesi için çok önemli olan yüz koruyucu siper ve tek kullanımlık önlük/tulum üretmeye başladılar. Ve şu ana kadar 750 bin yüz koruyucu siper ve 1 milyon tek kullanımlık önlük/ tulum üretildi ve ihtiyaç duyulan noktalara ulaştırıldı.
Mesleki eğitim bununla da yetinmedi. MEB İstanbul, Bursa, Tekirdağ ve Hatay'da meslek liselerinde AR-GE merkezleri kurdu ve üç kritik ürünün üretilmesine odaklandı: Cerrahi maske makinesi, solunum cihazı ve N95 maske makinesi. İlk müjde İstanbul'dan geldi ve cerrahi maske makinesi üretildi. Bu üretimle aylık maske üretim kapasitesi 10 milyona çıkarıldı. İkinci müjde Hatay'dan geldi. Solunum cihazı üretilmişti. Ertesi gün solunum cihazında bir güzel haber de İstanbul'dan geldi. Ve aylardır beklenen N95 maske makinesinin üretildiği haberi de Tekirdağ'dan geldi. MEB, hızla kurduğu AR-GE merkezlerinde odaklandığı üç ürünü de başarılı bir şekilde üretmişti. Bu üretim aylık maske üretim kapasitesini de doğal olarak artıracak.
Nerden nereye gelindi mesleki eğitimde. Dünyaya gururla örnek gösterebileceğimiz bir mesleki eğitimden bahsedebilecek günlere geldik. Elbette bu kendiliğinden olmadı. İnanmış bir ekip işi. Bu konuda emeği geçenlere sonsuz teşekkürler, yolunuz açık olsun.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA