Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Glikoz beynin ana yakıtıdır ve beyin hücreleri dahil birçok hücre şekerle beslenir. Ancak yapılan araştırmalara göre; fazla şeker beyindeki iltihabı artırıyor ve hafızayı kısa süreli olumsuz etkiliyor

Sağlıklı bir beslenme düzeni denildiğinde genellikle uzak durulması gereken ilk maddenin şeker olduğu düşünülür. Şeker tüketilmemesiyle ilgili doğru ya da yanlış diyemeyiz aslında. Ancak, 'işlenmiş şekerlerden uzak durulmalı, doğal şekerler kararında tüketilmeli' dersek şekere karşı gelişen önyargıyı açıklığa kavuşturmuş oluruz. Nihayetinde şeker de vücut için önemli.

DOPAMİN SALGILANIYOR
Beynin işlevini yerine getirebilmesi için şekere ihtiyacı var. Glikoz beynin ana yakıtı ve beyin hücreleri dahil birçok hücre şekerle beslenir. Evrimsel olarak insanlar şekeri seviyor çünkü harika bir enerji kaynağı. Kandaki glikoz seviyesi düşük olduğunda, kafa karışıklığı, unutkanlık ve uyku hissi ortaya çıkar. Öte yandan çok fazla şeker tüketimi de vücutta ve beyinde kötü bazı şeyleri tetikleyebilir.
Şeker yediğimizde beyne sinyal gönderen tat tomurcukları harekete geçer. Bu sinyal ile kişinin iyi hissetmesini sağlayan beyin kimyasalı dopamin salgılanır. Sonuç olarak beyin daha çok şeker ister. Sıklıkla tüketilen yiyeceklerin dopamin üretmesi pek karşılaşılan bir durum değil. Genellikle yeni ve lezzetli bir şeyler ilk tadıldığında dopamin salgılanır. Bir dahaki sefere dopamin etkisi kaybolur. Yani temelde sadece yeni yiyeceklere yanıt olarak dopamin salgılarız. Ancak şeker farklı. Her şeker tüketildiğinde dopamin salgılanır. Dopamin seviyesinin kontrolsüz artması daha fazla şeker tüketme isteğini tetikler. Bu yüzden bazı insanlar şekerli yiyeceklere bağımlı olur.

FARELER ÜZERİNDE TEST YAPILDI
Günümüzde eskiden olduğu gibi şekerli yiyecekler aramamıza gerek yok. Bariz şekerli yiyecekler dışında içinde şeker olduğunu bile bilmediğimiz yiyecekler var. Beyin bunları da şeker gibi işliyor. Fareler üzerinde yapılan araştırmalara göre; yüksek şekerli diyetlerle beslendiklerinde, beynin yeme dürtüsünü kontrol etmeye yardımcı olan belirli bir kimyasal daha az salgılanıyor, böylece fareler yemeyi bırakmıyor. Ayrıca şekerle beslenen fareler belirli beyin fonksiyonlarının nasıl çalıştığını görmek için teste tabi tutuldular. Bu fareler hafıza görevlerinde başarısız oldu. Çalışmalar, yüksek şekerli beslenen farelerde beyinde iltihabın arttığını ve kısa süreli hafızanın etkilendiğini de ortaya çıkardı.

BEYNİNİZİ EĞİTEREK ŞEKER BAĞIMLILIĞINDAN KURTULABİLİRSİNİZ
Farkında olmasanız da beyin ve bağırsaklar arasında güçlü bir bağlantı var. Şeker de burada devreye girer. Tükettiğimiz şeker bağırsaklara geldiğinde şeker reseptörleri harekete geçer. Reseptörler de fazla şekerle başa çıkılması için beyne insülin sinyali gönderir. Yani fazla şeker pankreası, kan şekerinin düzenlenmesinde rol oynayan bir hormon olan ekstra insülin üretmeye yönlendirir.
İnsülin, aşırı miktarda glikoz, yağ asitleri ve diğer kalori açısından zengin maddeleri depolaması için yağ hücrelerine sinyal gönderir. Sonuçta kan dolaşımında çok az kalori kalır, bu nedenle beyin yakıtın artık düşük olduğunu düşünür. Böylece açlık seviyesi hızla yükselir ve hızlı enerji sağladığı için şeker daha cazip hale gelir. Döngü de yeniden başlamış olur.
Bu kısır döngünün dışına çıkarak beyninizi daha sağlıklı bir şeker seviyesi ile aynı hizaya getirebilirsiniz. Ciddi bir şeker bağımlısı değilseniz, şekeri kestikten kısa bir süre sonra beyin bu duruma uyum sağlayabilir ve şeker tüketme isteği de ortadan kaybolur. Şeker bağımlıları için bu süre daha uzun olabilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA