Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bu NATO Zirvesi'nin en eğlenceli konularından biri Macron'du. İttifak'ın ne kadar kritik üyesi varsa hepsiyle sorunlu. Zirve öncesi ettiği abuk sabuk laflara ve anlamsız hareketlere burada da devam etti. Ama bir türlü beklediği ilgi ve saygıyı görmüyor. Aksine önüne gelen tokatlamış gibi görünüyor. Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın karşısında pek şansı olmadığını biliyorduk da Trump'la yaptığı görüşmedeki halleri durumu daha da komik hale getirdi.
Kendisini özgüvenli göstermek adına yaptığı hareketler unutulacak gibi değil. Ben şahsen en çok bu özgüvensiz tiplerin özgüvenli görünme çabala- rına gülerim. Trump'ın yanında bir elini dizine koymuş poz keserken çekilen fotoğraf sanırım dünya tarihine bir alay konusu olarak geçecek. Memleketinde fena gaz yemiş. Ülkesini temsil edemeyen sönük genç adam imajı yerine herkese kafa tutmaya çalışan bir hali vardı. Bunun için belki de kişisel gelişim kitabı bile okumuş olabilir. Zaten oturuşunu kesin önceden çalışmış. Rol kesmeye çalıştığı o kadar belliydi ki insan kendini gülmekten alamıyor. Kabadayılık etmeye kalkınca bir anda külhanbeyine dönüştü.
Hadi hallerini bir kenara bırakalım. Ne demeye çalıştı onu anlayalım. Ama söylediği lafların da iler tutar yanı yok. Trump bile yüzüne karşı boş konuşuyorsun dediğine göre bizim de bunu söylemeye hakkımız vardır galiba. NATO üzerine yaptığı ileri geri konuşmalar zaten Fransa'nın yıllar yılı İttifak'a karşı sergilediği tutarsız halin bir yansımasıdır. Ama Macron'un Rusya artık tehdit değil derken ne düşündüğünü gerçekten merak ediyorum. Böyle bir lafı bir Fransız ancak Almanya tehdidi ortaya çıktığında söyler. Durduk yere bu lafı ederse de Almanya'nın tepkisini çekeceğini bilmesi gerekir. Tarih boyunca Avrupa kıtasını en fazla geren konudur bu. Almanlar en çok Rusya ve Fransa arasında sıkışmaktan korkar. Eğer Macron kendi ülkesine Avrupa güvenliğinde yeni ve daha etkin bir rol biçmeye çalışıyorsa bile bu laf o emeline hizmet etmez. Aksine Almanya'nın rahatsızlığını artırır. Yok eğer Almanya'yı sıkıştırmak için bu lafı ettiyse o zaman daha kötü. Ettiği lafın nerelere varacağının farkında bile değil diyebiliriz.
Macron'un bu hallerinin iki nedeni olabilir. Ya Fransa'yı Avrupa'nın tek büyük gücü yapmak gibi zeminsiz ve zamansız bir hayali var ya da öylesine korkuyor ki çaresizce etrafa saldırıyor. Türk yetkililer kabaca birinci seçeneğin üzerinde duruyor. Macron'un bir güç boşluğu gördüğünü ve bunu fırsata çevirmek istediğini düşünüyor. Eğer durum gerçekten böyleyse o zaman acırım Fransa'nın haline. Ne tür bir tehditle karşı karşıya olduklarını bile görmüyor demektir. Avrupa güvenliği çatır çatır çöküyor. Hiçbir Avrupalı devlet bu işin altından tek başına kalkacak mecale sahip değil. Böylesi hareketler böylesi dönemlerde çöküşü hızlandırmaktan başka işe yaramaz. Merkel gibi aklı başında tipler ne kadar ihtiyatlı hareket ediyor. Ama Macron gibi sorumsuz ve beceriksiz tipler ateşe körükle gidiyor.
Kendini ve ülkesini rezil ettiği yetmezmiş gibi bu saçma söz ve tavırlarla tüm İttifak'ı uçuruma itiyor. Ama bu tür sorumsuz ve beceriksiz liderlerin sayısı dünyada gittikçe artıyor. Allah hepimizi korusun.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN