Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Gerçek şer, arkasından hayrın olmadığı şerdir.
Gerçek hayır ise, arkasından şerrin gelmediği hayırdır.
Dünyadaki hayır da, şer de dünyada kalıcıdır.
Arkasından hayrın geleceği şer, şer sayılmamıştır.
Arkasından şerrin geleceği hayır da hayır sayılmamıştır.
Bazen bir şeyin vukuundan çok sıkılırız. Ama belki sıkıldığımız şey hayrın kapısıdır. Bilemeyiz. Bunu bilmek için kendimizi mizana koymalıyız.
Allah ile, peygamberi ile hukukumuz temiz ve nezih ise Allah'ın her tasarrufu hayırdır, hikmettir.
Onun için Allah'ın Kitabı açık şekilde belirtiyor; 'Gevşemeyin. Üzülmeyin.
Eğer hakikaten inanıyorsanız muhakkak üstün olan sizsiniz.' (, 139) Üstün olmanın kriteri 'gerçek iman' sahibi olmaktır. Sadrın temizse gam yoktur.
Medine döneminde Hz.
Peygamber (s.a.v.)'in müşriklerle imzalamak zorunda olduğu Hüdeybiye Antlaşması dış görünüşünde büyük bir mağlubiyet sayılmıştı.
Sahabe bu antlaşmadan sıkılmış, sinirler gerilmişti. Ağır şartlar altında, imzalamak zorunda kaldığı antlaşmaya rağmen Hz. Peygamber (s.a.v.) son derece emin ve huzurluydu.
Nihayet Mekke dönüşünde, Medine'ye doğru yol alırken; yapılan ve görünüşte mağlubiyet ve hezimet olarak sayılan Hudeybiye'nin zafere yol açacağı hususunda Fetih Suresi indi. Bu sure, Hudeybiye'yi zafer olarak adlandırdı. Hudeybiye sonrasında İslam hızla yayıldı. Tebliğe ağırlık verildi. Müslümanlar hedef olmaktan kurtuldu. Münafıklar tespit edildi.
İyiler ve kötüler ayrıştırıldı. Sonraki yıllarda İslam hesapta olmayan bir hızla yayıldı. Bu durgunluk ve sıkıntı dönemi akabinde hesapta olmayan bir ivme kazandı. O dönemin Mekkelileri imkan buldu. Sahabede olgunluk dönemi oluştu.

Şer zannedilen hayır olabilir
Bakara suresinin 216. ayeti hayatımızdaki ani gelişmelere karşı almamız gereken tavrı şöyle izah ediyor:
"Bazı şeyler hakkınızda hayırlı olduğu halde hoşunuza gitmeyebilir.
Bazı şeyler de hakkınızda hayırlı olmadığı, şer olduğu halde hoşunuza gidebilir.
Bunları Allah bilir, siz bilemezsiniz." Neticede geleceğin bilgisi Yüce Allah'ın katındadır. Bizim duygularımız bilgimiz kadardır. Bizim bilmediğimizi Allah biliyor. Allah'ın hayrı ve şerri nereye ve neye bağladığını tam bilemeyiz. Bu hallerde bize düşen, kendi halimizi ve karşılaştığımız durumu önümüze koyup bir yol haritası çizmektir. Doğru hamleler yapmak.
Sabırlı olmaktır.
Neticede: "Günler geçişkendir." (Ali İmran, 140) Her şey istediğimiz gibi gelişmeyebilir.
Bazen şöyle bazen böyle. Bizim herşeyi hesap edip önümüze çıkan sıkıntıları inancımız ve aklımız doğrultusunda çözmemiz gerekiyor, sakince etrafımıza bakmalıyız. Eksiklerimizi gidermeliyiz. İmanımız ve samimiyetimiz tam ise problem yoktur. Şerden mutlaka hayır gelecektir.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN