Müslüman, teslim olan kişidir. Peki Müslüman neye teslim olacak? Allah'a teslim olacak. Allah'ın emirlerine teslim olacak. Allah'ın gönderdiği kulu ve elçisi olan Muhammed Mustafa'ya (SAV) teslim olacak. Hayatını imanına göre düzenleyecek. İnandığını hayatına uygulayacak. Kalbi ve dili aynı olacak. Müslüman iman ettiği prensiplerin ahlakına da iman edecek. Haram yerken, haram yemeyin diyen kişi samimi iman sahibi olamaz. Ahlakı sadece namusla ilgili bir alana hapsedenin bildiği eksiktir. Dinimizde ahlakın alanına girmeyen hiçbir husus yoktur.
İSLAM'IN ÖNGÖRDÜĞÜ AHLAK
İnsan kırmamak, incitmemek, hor görmemek, kibirle hareket etmemek, insanı aşağılamamak İslam ahlakının gereğidir. Buralarda eksiklik olan kişinin hayatında, ahlakında zafiyet vardır.
Haram kazanan, haram harcayan, helal ile haramı birbirinden ayırmayanın ahlakı İslam olamaz.
Diliyle hakaret eden, insanları küçük gören, insanların konumuna göre şekil ve şemail değiştiren, makam ve mevkiyi saygının göstergesi sayan İslam ahlakından nasip almış olamaz.
Ahirete, hesaba, sırat köprüsüne, teraziye, ilahi adaletin illaki tecelli edeceğine iman etmeyen, amel defterine inanmayan İslam ahlakından nasip almış olamaz.
"Ben neden Müslüman olayım ki? Falanca kişi Müslüman olduğu hâlde şöyle şöyle yanlışlıklar işledi" diyerek olumsuzlukları dinsizliğine paravan eden İslam'ın şuurundan uzaktır.
Sui misal misal olmaz. Yani kötü örnekler üzerine mazeret kabul edilemez.
Her dinin uygulayıcıları arasında iyi de, kötü de vardır. Ve suç İslam'a fatura edilemez. Kötü örnek değil, iyi örnek alınır. Meşhur sözdür: Pire için yorgan yakılmaz. Bir aile içinde bile iyi ve kötü bulunuyor değil mi?
Kötülüğünden güvende olunmayan kişi İslam ahlakından nasip almış olamaz.
Kendisine verilen emanete ihanet eden kişi İslam ahlakından uzaktır.
Başkasının iffetine, onuruna, şerefine, ailesine, namusuna kem gözle bakan, alay konusu yapan insan mümin olamaz.
"Bize silah doğrultan bizden değildir" der Hazreti Resul. O hâlde başkasının hayatına kasteden, İslam ahlakından haz almış olamaz.
Diliyle, eliyle, kalbiyle başkasına zarar veren Müslüman olamaz.
Komşusu açken ilgisiz duran, İslam ahlakından uzaktır.
İkiyüzlü olan, gıybette bulunan, insanları birbirine düşman eden, bölenparçalayan, kul hakkını hoyratça çiğneyen, adil olmayan, İslam ahlakından zerre kadar nasip almış olamaz.
KURAN-I KERİM'E BAKIN
Kısaca Müslüman ahlakı, erdemli olmayı gerektirir. Sadece sözüyle değil, özüyle de, hayatıyla da güzel örnek olan kişidir Müslüman. Kötü Müslüman olduğu hâlde bu faziletlerden uzak olan kişi, şeytanın maskarası olmaya ramak kalmıştır. Hayatı boyunca sadece Müslümanları eleştirmek de ayrı bir ruh hastalığıdır.
Ahlakınıza, yaptıklarınıza, uygulamalarınıza, özel hayatınıza ve bir de Kuran'a bakın. Kuran'ın helal ve haramlarına, orada geçen peygamberlerin ahlakına uygunsa hiç problem yok. Hatta tebrike şayansın. Ama bütün hayatın Kuran'a aykırıysa oturup düşün. Gelecekte neyle yüzleşeceksin. Unutma, Hz. Peygamber'in ahlakı Kuran'dı.
Arınma kapısı kapanmadı
Son nefesine varmadan ve kıyamet kopmadan arınmak isteyen için kapı açıktır. Rabb'in kapısı hiç kapanmadı. Günahın ne kadar ürkütücü olursa olsun Allah'ın affı daha büyüktür. Yüce Yaratan kulunu sevdiği için kapıyı kapatmıyor. Gerçek bir tövbeyle tövbe etmiş ve arınmış bir kalple Allah'a yönelen belki bütün günahlarından affa uğramış hâlde yoluna devam eder. Haydi bakalım, uzun bir yola, sefere çıkacağız. Hepimiz o zor ve çetin gün için hayatta bol bol iyilik yapalım.
İslam tüm evrenin dinidir
İslam sadece Araplara inmiş bir din değildir. O bütün insanlığa inmiş bir hidayet rehberidir, kurtuluş yoludur. İslam, cahiliye Araplarının dinini de yerle yeksan etti. Zira İslam'dan önce Arapların putperestliğe dayandırılmış bir dini vardı. Hazreti Muhammed (SAV) ilk mücadelesini bu dine karşı yaptı. Ortadoğu'dan putperestliği söküp attı. Ateşe tapıcılığı ortadan kaldırdı. Bu nedenle İslam'ı Arap dini gibi göstermeye çalışan şer odakları; onun kız çocuklarını toprağa gömmek, putlara kurbanlar adamak, yerel ilahlar ve putlar edinmek üzerine kurgulanmış dinleri ortadan kaldırdığını görmezden gelirler.
Mahşerde gölgedeki kadın
Hz. Peygamber (SAV) şöyle bir örnek verdi: Şu kadın mahşerin o zor gününde arşın gölgesinde dinlenecektir. Bu kadının kocası öldü. Ardında yetimler bıraktı. Başkaları, dul kalan bu kadını istediler. Ama kadın yetimlere zarar gelir diye bütün talepleri reddetti. İşte bu kadın mahşerin çetin gününde gölgede olacaktır.
Yetim malı yiyenler
"Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, aslında karınlarına ateş doldururlar. Onlar yarın (dirilince) alevlenmiş bir ateşe gireceklerdir." (Nisa, 10)