Türkiye'nin en iyi haber sitesi

HİLAL KAPLAN

Arz-ı mevud kıskacında Doğu Akdeniz

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Doğu Akdeniz'den Ortadoğu'nun kalbine uzanan hat, bir yüzyıl sonra yine tarihin akışını değiştirmeye vesile olacak gibi görünüyor
İsrail'in, ABD desteğini arkasına alarak Filistin, Lübnan, Suriye ve İran'a yönelik pervasız saldırılarla bölgeyi topyekûn bir ateş çemberine sürükleme gayreti, sadece sınır ötesi bir bölgesel kriz değil. Karşımızdaki tablo, doğrudan Türkiye'nin egemenlik haklarını ve bekasını hedef alan, vaktinden önce kurgulanmış kirli bir senaryonun parçasıdır. Bu senaryonun merkez üssü ise son dönemde sinsi bir kuşatmayla karşı karşıya kalan Kıbrıs'tır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Arz-ı mevud hezeyanının nihai hedefinin ne olduğunun gayet farkındayız. Allah'ın izniyle buna asla müsaade etmeyeceğiz" ve "Kıbrıs Adası'nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyoruz... Cevabımız çok net olur, çok da sert olur" çıkışı, Ankara'nın bu sinsi plana karşı sabrının sınırına geldiğinin en net ilanıdır. Çünkü biz bu filmi daha önce gördük.
Mart ayında dile getirdiğimiz, "İsrail ve bazı Batılı ülkeler, Kıbrıs hattı üzerinden Türkiye'yi vaktinden önce ve daha büyük bir çatışmanın içine çekmeye mi çalışıyor?" sorusu, bugün bir öngörü olmaktan çıkıp çıplak bir gerçeğe dönüşmüştür
Kıbrıs'ta bugün yaşananlar, askeri bir tahkimatın ötesinde, sessiz bir işgal provasıdır. "Arzı mevud" (vaat edilmiş topraklar) hayalleri kuran İsrail kökenli yapıların, Kıbrıs'ta geniş mülkler, hatta köyler satın alarak toprak toplama stratejisi gütmesi tesadüfi değildir. Paravan şirketler eliyle yürütülen bu finansal kuşatma, yarın Doğu Akdeniz'deki enerji savaşlarında Türkiye'nin karşısına dikilecek bir "siyonist ileri karakolu" oluşturma çabasıdır.
İsrail, Gazze ve Lübnan'da sergilediği soykırımcı ve yayılmacı aklı, şimdi Akdeniz'in kalbine yerleştirerek Türkiye'yi güneyinden ve denizinden kilitlemek istemektedir.
Ancak hesap hatası yaptıkları, görmezden geldikleri çok büyük bir gerçek var: Bugünün Türkiye'si, oyun kuran ve kurulan oyunları yıkan küresel bir aktördür.
Arz-ı mevud hülyalarıyla sarhoş olanlar, Türkiye'nin son yıllarda yazdığı askeri ve diplomatik başarı hikâyelerine iyi bakmalıdır. Rusya-Ukrayna geriliminde dünyayı kıtlıktan kurtaran ve her iki tarafla da masaya oturabilen tek küresel arabulucu Türkiye olmuştur. Karabağ'da otuz yıllık Ermeni işgalini 44 günde paramparça eden askeri akıl ve Türk İHA/ SİHA teknolojisi Türkiye'ye aittir. Suriye'nin kuzeyinde kurulmak istenen "terör koridoru" hamlelerini sınır ötesi harekâtlarla yerle bir eden, emperyalist planları sahada boğan irade Türkiye'nin iradesidir. Libya ile yapılan Deniz Yetki Alanları Anlaşması sayesinde, Akdeniz'i Türkiye'ye kapatmak isteyen "Sevilla Haritası" çöpe atılmış, mavi vatanın sınırları çelikten bir zırhla örülmüştür.
Karabağ'dan Suriye'ye, Libya'dan Ukrayna hattına kadar girdiği her diplomatik ve askeri dehlizden zaferle, oyun kuruculukla çıkan Türkiye; Kıbrıs'ı da, Doğu Akdeniz'deki haklarını da siyonist hezeyanlara meze yaptırmayacaktır.
İsrail ve onun okyanus ötesindeki hamileri bilmelidir ki; Türkiye'yi vaktinden önce bir çatışmaya çekerek yıpratmayı umanlar, karşılarında sadece diplomatik bir nota değil, sahada sarsıcı bir askeri gerçeklik bulacaklardır. Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukuna kastetmeye kalkacakların kulağına küpe olsun: Bu topraklarda ve bu denizlerde son sözü her zaman oyun kurucular söyler; o oyun kurucu da Allah'ın izniyle Türkiye'dir.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA